26 Aralık 2006 Salı

Herif kısmının önemi

Gecenin bir yarısı..
Kanal D'de bir film..
Adam,"cepten aradım telefonun kapalıydı" diyor.
Kadın, önce "evet telefon bozuktu" diyor.Daha sonra "yalan
söyledim;bozuk değildi;sinirimden yere atıp kırdım"diyor.
Ve ekliyor:
-Erkekler tarafından aranmamaktan bıktım artık.
"Haydaaa" diyorum ben de."Hoppalaa Hasan dayı..
Gene bir tarafım seyirdi" hesabı..
Biz bunun tersini çok duyduk da,bu türlüsünü hiç duymamıştık.
Hele son zamanlarda "metroseksüeldi,nörddü,überseksüeldi"
derken erkekleri maymuna çevirmişlerdi.
Hatta kadını 5.1 ses düzenine benzetirken,erkeği de transistörlü
radyoya benzetenler bile vardı.
Yani demode..Teknoloji fukarası..
Hatta hatta,beyinsiz.
Hala analog takılıyor,dijitale geçemedi çünkü.
Kadın yalakalarının lafıyla "futbol,kanepe ve seks üçgeninin içine
hapsolmuş bir beyin, nasıl komplike" olabilirdi ki?...
Bu tür dıngıllıklardan sonra bu laf,gecenin bir yarısı ilaç gibi geldi bana.
Demek ki hala erkek türünün faidelerinden haberdar olanlar vardı.
Ayrıca başkalarının sizin yokluğunuzu hissetmesinden daha güzel ne
olabilirdi ki?...
Bir an,"bunların nesli tükenmeden korumaya alınmalı,çoğalmaları için
her türlü fedakarlık yapılmalı" diye düşündüm.
Laf aramızda,düşüncemi de beğendim.

19 Aralık 2006 Salı

KENDİNLE BARIŞIK OL,TIKIN



Son zamanlarda bir sorunu çözmeyi beceremeyince onu şirin hale
getiren kavramlar üretmeye başladık.Bu kavramlar sayesinde sorun
orta yerde durduğu halde biz ferahlayabiliyoruz.
Sabah can sıkıntısından elimde TV kumandası kanaldan kanala
atlayıp dururken yine aynı lafla karşılaştım.
"Kendinle ve bedeninle barışık olmak"..
Laf bu..
Diyelim ki değirmen taşı gibi kalçanız var.
Hemen keçi gibi ot purç yiyerek nebatatla diyet yapıp kendinize eziyet
etmeyin.
Bol bol tıkınıp tosun gibi yağlanmaya devam edin.
"Yemeğin salçalısı kadının kalçalısı" deyip rahatlayın.
Hızınızı alamayıp "kadın dediğin etli butlu olur,ne o öyle tahta kurusu
gibi karı mı olur" diyerek,ortalıkta hilkat garibesi gibi dolaşanlara da bi
lafsokuşturdunuz mu değmesinler keyfinize..
Gerçi "et delide ot yalıda biter" deseler de siz aldırmayın.
Erkekseniz,göbeğiniz kıçınızda pantolon durmasını engelliyorsa hiç
üzülmenize gerek yok.
Hemen bir pantolon askısı alıp takın.Hem entel bir görünüme sahip olun,
hem de canınız sıkıldıkça askıya baş parmağınızı takın sündürüp
bırakarak şaplatın, stres atın.
Hem ne demişler,"göbeksiz erkek balkonsuz eve benzer."
Gerçi balkon dediğin genelde hurdalık ve çamaşır aklama yeridir ama
olsun.Teşbihte hata olmaz.
Tüm bunlar yetmedi mi?Hala kendinize kusur mu buluyorsunuz?
Demek tam bir barışma olmamış.Hafif bir kırgınlık hali devam ediyor.
O zaman "beğenmeyen küçük kızını/oğlunu versin" deyin olsun bitsin.
...
Şahsen bende deve kini olduğundan kolay kolay kendimle barışmam.
Ama isteyenler için önümüz bayram..
Bayramda küskünlüklere son vermek lazım.
Bir dahaki bayram bir yıl sonra..
Uyarayım dedim.

16 Kasım 2006 Perşembe

Vücudunun en sert yeri,iki et beni.



Bir bayanın bloğunda erkeğin beynini gösteren bir resim gördüm.
Beynin içini "çıfıt bohçası" gibi tıkış tıkış çıplak kadın kaplamış.
Nefes alacak yer yok.Hani "iğne atsan yere düşmez" derle ya..
Öyle..
Ne yazdığının pek önemi yok.Resme bakan embesil olsa anlar..
...
ABD'li psikiyatrist Louann Brizendine'nın "Kadının Beyni" kitabında
"erkek 52 saniyede 1 seks düşünür, (günde 1.661 kere) kadın ise günde
sadece bir kere seksi hatırlar. " diyor.
Bu lafların Türkçe meali şu:"Arabın derdi,kırmızı pabuç."
Şimdi bunları kafamızın bir kenarına yazıp okumaya devam edelim.
"Beş yıllık evliyiz,eli elime değmedi.Neden çocuğunuz yok diyenlerden
utanıyorum" diyor kadının biri..
Sanat icra derken yakalanan kadın,"benim herif hımbılın biriydi,canıma
tak etti" diyor.Tabi ki böyle söylemiyor ama söyledikleri mealen bu..
Durmadan "çişini" yaptığı halde altını kuru tutmayı başaran,"kronik
bakire" mankenimiz Şebnem Shaffer,her ilişkisinden sonra bi koşu
gidip bakire raporu alıyor,elinde bayrak gibi sallıyor.
Hatta oduncu Numan'ın karısı "Feriştah yenge" kocası için,"onun
vucudundaki en sert yeri iki adet et beni" diyor..
Daha görmedim ama,iki gün sonra yeni gelinin biri "oğlunuzun sinyal
lambası" yanmıyor" diye ertesi günü damadı anasının evine postalarsa
hiç şaşmam.
...
Bu duruma göre,erkeği anlamak için "kitabın arka kapağını" okuyup
eleştirmeyeceksin.
Ondan önce bunun önsözü,giriş gelişme bölümleri var.
Okuyacaksın ve can alıcı soruyu soracaksın.Neden?
Nedeni yukarda..
Adamların içine işlemiş..
"Ya arkamdan laf ederlerse?" diye..
...
Şu Şebnem Shaffer hanımefendi içinde bir şeyler söylemezsem çatlarım.
Her zaman yaptığım gibi sanal tükürükle yaladığım parmağımla aha
şuraya yazıyorum.
Birisi çıkıp şunu delik deşik edip eleğe çevirmezse gözüm açık gider.
Muradım,onu elinde "bekaret" raporu yerine "hasar" raporu ile görmektir.

4 Ekim 2006 Çarşamba

Erkek arkadaş Versiyon 5.0



ŞİKAYET DİLEKÇESİ
Değerli Teknik Servis, Geçen yıl aldığım "Erkek Arkadaş 5.0"
programını "Koca 1.0"seviyesine yükselttim.
Ama tüm sistem performanslarında bir yavaşlama sözkonusu,
özellikle "Erkek Arkadaş 5.0" bölümünde bulunan "Çiçek 8.0"
ve "Mum Işığında Yemek 6.3" işlemleri "Koca 1.0" programında yok..
"Koca 1.0" programı devreye girince bir çok program devre dışı kaldı.
"Romantizm 9.5" ile "Özel İlgi 6.5" kesinlikle devre dışı, ama bunu
yerine "Sınırsız TV 0.4" ve "Maraton 1.35" sürekli çalışıyor.
"Sohbet 8.0" ve "Ev Temizliği 2.6"yi çalistirinca da sistemi çökertiyor.
"Kavga 5.3", "Evi Terk Et 3.2" programı fayda etmedi. "Koca 2.0"
sürümünü yüklesem işe yarar mı? Sizce ne yapmam gerekiyor?
İmza /Umutsuz
* * * * * *
Sayın Umutsuz,Bir kere bu olayı şöyle görmeniz gerek "Erkek Arkadaş
5.0" bir eğlence paket programıdır, "Koca 1.0" ise başlı başına bir işletim
sistemi.
"Beni sevdiğini düşünüyordum.html" komutunu yazarak "GözYaşı 6.2"
'i indirin ve "Suçlu His 3.0"'ı güncellemeyi unutmayın.
Eğer bu uygulamalar doğru sonuç verirse "Çiçek 2.0" ile "Mum Işığında
Yemek 2..1" kısa bir süre için devreye girebilir.
Ama sakın çok sık uygulamaya koymayın yoksa "Koca 1.0" otomatik
olarak koruma programı olan "Sessizce Surat Asma 2.5" devreye sokar.
Ama ne yaparsanız yapın kesinlikle "Kaynana 1.0"'ı çalıştırmayın.
(Ekran görüntüsünü bozan ve sistem kontrolünü kaybettiren bir virüs
ortaya çıkar)
Ayrıca "Erkek Arkadaş 5.0" 'ı kesinlikle yeniden yüklemeyin.
Bu kabul edilmez uygulama ciddi sorunlar yaşatabilir ve "Koca 1.0"
bunu kaldıramaz.
"Koca 2.0" ise size ek yük getirmekten baska ise yaramaz.
Kısacası "Koca 1.0" çok güzel bir işletim sistemi, ama sınırlı hafızaya
sahip ve yeni uygulamaları hemen kavramaya müsait değil.
Performans arttırıcı ek programlar tavsiye ederiz, mesela "Sıcak Yemek
3.0" ve "Sevgi Sözcükleri 7.7" çok faydalı olur.
İyi Şanslar,Teknik Servis

21 Eylül 2006 Perşembe

Ferrarisini satan avanak!



Burada hava güzel.
Tam arabaya binip,20-30 km.hızla müzik dinliyerek ufak ufak dağ
bayır gezme havası.
Ancak şu an imkansız.
O yüzden sataşacak yer arıyorum.
...
Önümde hala bitiremediğim,ite kaka okuduğum "Ferrasini satan
bilge" var.
Bu tür akıl verici kitaplara şaşı baktığımdan,milletin okuyup özetini
bile çıkardığı bu kitabı hala bitiremedim.
Bir kere adı yanlış geliyor bana...
Sanki 'Bilge'nin birinin Ferrasi varmış da,eli sıkışmış da satmış gibi
bir izlenim uyandırıyor bende.
Akıl veriyor ama kendinde "parmağa" sürülecek akıl yok sanki.
Bir sürü şey yapıyor,geldiği nokta aynı.
Nasıl mı?
Önce Ferrarisi dahil malını mülkünü satıyor Hindistana gidiyor.
Kimi zaman yürüyerek,kimi zaman trenle yolculuk yapıp oranın
kültürlerini öğreniyor.Sanırım gezip tozma işi yaradığından gençleşip
dirileşiyor.
Sonra da "dur ben şunları vatandaşa anlatayımda bi faydası olsun"
diyerek geri dönüyor.Bir de kitap yazıyor.Seminerler veriyor.
Yani bize Kung-Fu filmlerindeki 'çekirge' muamelesi yapıyor.
Her şeyi söylüyor da,şu fani dünyada "bir ipi,bir de gözünde tiki"
olan vatandaş neyini satacak,onu söylemiyor.
...
Gelelim mantıksızlığa...
Çulsuz gittiğin yerden gençleşip güzelleşip geri döndün.
Peki döndüğün yer daha evvel seni hem fiziki hem de ruhi olarak
arızalandıran yer değil mi?Yani neticede aynı tipe geri döneceksin.
Yazdığın kitapların satışlarından yeni bir Ferrari parası da çıkardın.
Yani Ferrarin de var..Peki değişen ne?
O zaman benim aklıma malum fıkra geliyor..."O zaman biz bu moku
niye yedik."

Ağa atın üstünde, uşak yaya yola çıkmışlar. Şakacı ağa, yolda inek
moku görmüş,uşağa;Bunu yersen sen ata binersin,ben yürürüm"
demiş.Uşak moku yemiş,ata uşak atlamış.Uşak atta,ağa yaya,yola
devam etmişler.Ağa bu durumu bir türlü içine sindirememiş.Yolda
bir inek moku daha görmüşler.Ağa;"Ben bu dışkıyı yiyebilirmiyim?",
diye sormuş.Uşak;"Yiyemezsin" deyince,"Yersem ben ata,sen yaya
kabul mü?",diyerek dışkıyı yutmuş.
Ağa ata,uşak yaya ilk çıktıkları gibi yola koyulmuşlar.Bir ara ağa
uyanmış(!) ve bağırmış;"Madem durum değişmiyecekti,peki biz
boku niye yedik?"

Şimdi hemencecik "bu kitaptan çıkan sonuç bu değil" diye höykürmeyin.
Benim işime öyle geldi...Kime ne?

11 Temmuz 2006 Salı

Benimki "Nörd".Ya sizin ki?



Mahallenin terzisi ölünce,konu komşu araya girmiş kadını aynı
mahallenin kasabıyla evlendirmişler.
İlk gecelerinde kasap bir taraftan soyunurken bir taraftan da
soruyormuş.
"Senin rahmetli de böyle pazu varmıydı?Böyle omuz varmıydı?
Böyle kaş göz varmıydı?Böyle kıç baş varmıydı?
Kadının sabrı taşmış artık...Demiş ki:
"Rahmetli de bu dediklerin yoktu amma,şunca zamanda hem
beni öperdi,hem seni öperdi üstüne de iki pantolon dikerdi."
...
Şimdi bayram değil seyran değil eniştem beni niye taciz etti
diyeceksiniz.
Nedeni şu:
Adı bilgisayar dosyası gibi "seksüel" uzantılı birsürü erkek modeli
çıkardıkları yetmiyormuş gibi birde bunların "nerd"ini çıkarmışlar.
Yakında "steyşın vagonu ya da weekend"ı çıkarsa hiç şaşmam.
Belki cabrio'su da çıkar.
Nerd,kısaca "bilim/teknoloji takıntılı anti-sosyal kişi" demekmiş.
Okunuşu da "Nörd".
Genel görünümleriyle dikat çekici olmayan bu kişiler,siyah çerçeveli
gözlük takıp kılıfını da yanlarında gezdirirlermiş.
Sağa sola bulaşmazlarmış.Yani ona buna askıntı olmazlarmış.
Son moda giysilerden bi haberlermiş.Vakitlerini bilgisayar başınge
çirirlermiş.Hiç bir şeyi atlamazlarmış.Süper zekilermiş.
Hepsi tamam da..Gözlük kılıfını yanında gezdirme işini ben
anlayamadım.
...
Listeye göre Bill Gates yüzde 100, Bush ise yüzde 67 Nerd...miş.
İdrar tahlilinde üre oranını ölçer gibi nasıl ölçmüşler onu da
anlamadım.
Deniz Seki,Seray Sever "yüz de yüz nerd" demiş.Tercihleri olarak..
...
Kadınlar hakkında ahkam kesmek hayatta yapacağım en son şey.
Ancak,kadınların kendi sızdırdığı ve bazı kendini kadın uzmanı sanan
ukala dümbeleklerinin vediği bilgilere bakarsak ortada çelişkili bir
durum var gibi.
Hani kadınlar kendisine zaman ayıran,bakımlı,yakışıklı karizmatik
adamlardan hoşlanırlardı?
Hatta hafif çapkınlardan..
Çelişkiyi;"aldatılma tehlikesi yok,görüntüde bi numara olmadığından
birinin yürütme tehlikesi de yok" şeklinde açıklıyorlar.Yani elimizin
altında kafamı ağrıtmayacak biri olsun demeye getirimişler.
Kadına,"kocan çok çirkin" demişler,"anamın evinde o da yoktu ya.."
demiş.
Bunların ki de o hesap..
"Yani şimdi bu laf buraya oldu mu?"derseniz,bence oldu.
Ben bu lafı çok severim.Başından beri bir punduna getirsemde yazsam
diye uğraşıp duruyordum kısmet burayaymış.
...
Kadirizm tarikatının güncellenmiş,ehlileştirilmiş bir sempatizanı olarak
bu konuda alınacağım bir şey yok.Başkası ne yaparsa yapsın,dedim
ilk başta..
Beni Cemil İpekçi giydirmiyor ama kötü giyindiğim de söylenemez
Demode kovboy çizmelerim hariç.
Onlardan da vageçemem.Aynaya bakmaya bile onlardan başlarım.
Tipim de yerinde..
Saçlarım,daha doğrusu kalan saçlarım kırlaşmış o kadar.
Karacoğlan ne demiş,"Bana kır saçlı diyen dilber,Richard Gere kır saçılı
değilmi?"
Bence yerinde bir soru.
Yeri gelmişken, bu Richard Geren'in Winona Ryder'le oynadığı
"New York'ta bir sonbahar" diye bir filmi vardı.
Benim de yaşım tuttuğundan bu filmi çokseverim.
Hatta Winona'nın yanında kendimi hayal ederim.
Beraberce ellerimizin baş parmaklarıyla işaret parmaklarını Fatih Ürek'i
tarif eder gibi birleştirip,üzerine sararmış sonbahar yapraklarında
birer tane koyup patlatarak o ağaçlıklı yolda yürüsek..
Bir taraftanda mokunda boncuk bulmuş gibi bir birimize sırıtsak..
Hayal işte..Ne demişler.. İnsan hayal ettiği müddetce yaşar!
Ne diyordum..Ha..
Hatta "kendimi balkondan atsam havada kaparlar"derim hep..
Gerçi arkadaşlar ,boş yere kafanı gözünü patlatıp yarma bu saatten
sonra diyorlar ama kıskançlıktan söylediklerini biliyorum.
Bu durumda "Nörd"ün tarifinde canımı sıkan bir tek bilgisayar
konusu kaldı.
...
Sanıyorlar ki monitörün önünde embesil gibi oturuyoruz.
Asıl yanılgıya da orda düşüyorlar.
Bezelye tanesi kadar beyinden de izafiyet teorisi bekldiğimiz yok zaten.
...
Bilgisayarcı dediğin adam bir eliyle göğsüne pat pat vururken aynı anda
diğer eliyle de öteki göğsünün üzerinde daire çizebilen adamdır.
Açar önüne dört tarayıcı,on pencere..İkisinden upload,üçünden de
download eder.Bir taraftan beleş mp3 ararken, messenger'dan da laf
yetiştirir.
O da yetmez kartonla mangal yeller gibi ısınan CPU'yu yeller.
Bu lafların türkçe meali şudur:
Bu adamlar elin gavuruna benzemez."Nörd"ün tarifini bilmezler.
Bilseler de umurlarında olmaz.Üç beş işi bir arada yapabilirler.
O yüzde dikkat edin..
Backup yapmayı unutmayın.
Çünkü bu saflıkla her an formatı yiyebilirsiniz!
Blogcu tarikatında kaç erkek blogcu var bilmiyorum.
Ama bildiğim birşey varsa ellerine düşersen adamı "Nörttürürler".
"Nörd"cülere duyurulur...
...
Bu da benim "Nörd"cülere "güzel bir paylaşım"ım olsun.

6 Temmuz 2006 Perşembe

Tatilinizi zehir etmeyin

Kurşunlu Şelalesi-ANTALYA

Prof.Dr.Osman Müftüoğlu'nu tanımayan yoktur.

Kendisi sağlımızı en az anamız babamız kadar düşünür.

Yumuşak ses tonu,zarif oturuşu hele alnının hemen üstünde sallandırdığı

perçemi ile kızların deyimiyle "hoş adam"dır.

Bu gün bize tatilde nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlatmış.

Daha doğrusu "ne yaparsak tatilin içine ederiz"in listesini vermiş.

Galiba hacıya gideceklerle karıştırdı.

Listeye bir göz atın.

Artık klasiğimiz haline gelen,kafayı çekip "öpiim abi" demek bile
yasak.Kısaca,"kıçında testi kırığı var gibi kıpır kıpır etme.Adam gibi
otur oturdu
ğun yerde"diyor.

...

Benim tavsiyem;

Hocanın tavsiyelerini tatile çıkmadan önce yapın.

Uyuyun,dinlenin.Enerji toplayın..

Çünkü tatil,kılları,tüyleri,tırnakları çıkarıp dolunayı beklemeden
kurt adam olma zamanı.

Bol bol egzersiz yapın,ağırlık çalışması yaparak kondüsyon ve da-
yanıklılığınızı arttırın.O zaman iki tek atınca yerlerde sürünmezsi-
niz.İçmeden önce mutlaka 500 ila 600 kalori alın.Bu insana direnç
verir daha fazla
içebilmenize imkan sağlar.

Bu da klasiktir ama işe yarar.İçmeye başlamadan bir çay kaşığı
zeytinyağı için.

Bu, araba motorunda pistonların yağlanması gibi bir şeydir.

Gıcırtıyı keser.

Eğer bunları yaptıysanız,erkeklerin tabiriyle artık "güzelleşmeye"
hazırsınız demektir.

Şunu bir kenara yazın."TOK KARINLA YAPILAN HİÇ BİR ŞEY ZEVK
VERMEZ.
PERFORMANSI DÜŞÜRÜR."

O yüzden güzelleşme çalışmalarına aç karnına başlayın.

Güzelleşme ameliyesi (bkz.Osmanlıca söz.)özen ister.Sağlam bir
altyapıyı gerektirir.

Midenin bakım kremi biradır.

İşe 6-8 derece kıvamında bir bira ile başlayın.

Sabah sabah bira ite kaka gider ama yılmayın.

Biraz sonra faydalarını görmeye başlayacaksınız.

İçtikçe gözleriniz açılacak,sis perdesi kalkacak dünyayı daha güzel

görmeye başlıyacaksınız.

İki taneden fazla içip midenizi şişirmeyin.

"Sıkça sorulan sorular"dan ilki,güzelleştiğimi nasıl anlarım?

Bu söyliyeceklerim erkekler için..

Eğer,etraftan gelen geçen bayanlara daha bir özenle bakmaya

başladıysanız..

Gelen geçen her kadın bakışlarıyla sanki size fena halde "hasta"

olmuş hissi veriyorsa..

Daha doğrusu size öyle geliyorsa..Şortun altından..

Şortunuzun kıçınızdan kayıp,göğüs dekoltesi gibi "kıç dekoltesi"

yaptığının farkına varmayıp "abi karı bana hasta oldu" geyiği

yapıyorsanız,

Burada bir parantez açayım.Bu tiplerin bir de ayağına göre hem

küçük hem de çok yakışırmış gibi parmak arası giyen modelleri var.

Çoğunluğunun baş parmağının tırnağı orta halli villa arsası kıvamındadır.

Terlik küçük olduğundan parmaklar öncü birlik gibi önden gider.Sü -
rekli zemin kontrolü yapar vaziyettedir.

Valla içim kıyıldı.Allahım sen aklıma mukayyet ol..Amin..

Neyse..Kıymetli arkadaşlarımızda bu belirtiler varsa,

İşlem tamam demektir.

Burası bayanlar için..

Pekii.."Güzelleşeni ben nerden anlarım?" diyorsanız..

Biliyorsunuzdur daben yine bilmiyenler için söyliyeyim..

Eğer gözünün akına kırmızıyla kenar süsü yapılmışsa,

Gözünün biri "kalk gidelim" derken,öbürü "halt etme otur" der konumdaysa;

yani 360 derecelik bir açıyla her tarafı görmeye çalışıyorsa,

Ağzı değirmen gibi çerez öğütüyorsa,hatta dudağının kenarında

leblebi kırıntıları varsa,Leblebiyi basket atar gibi yemeye başlamışsa,

Suratında,kendini tuvalete zor atmış bir adamın çiş yaparken ki mutluluğu

ve ferahlığı varsa,Ve de ota moka gülüp duruyorsa o adam güzelliğin

doruğundadır.

Bu durumda ben oradan uzaklaşmakta kamu yararı görürüm.

Devam edecek...

Ne zaman?

Ben havuzda biraz keyif yaptıktan,biraz da güzelleştikten hemen sonra..

Yani remix yapacağız.

Şarkının oluyor da yazının niye olmasın..

...

Devam...

Bu güzel insanlar taciz modunun bir ileri safhasına geçtiklerinden erkek

dişi ayırımı yapamıyabilirler.

"Güzel-çirkin genç-yaşlı aramam,nefes alsın yeter" özdeyişi belkide buradan

çıkmıştır.

Kaşla göz arasında adamı "Kuşum Aydın" formatına sokabilirler.

Bunların konumuzla direkt bağlantısı yok ama,insanlık namına açıklama

yapmayı görev bildim.

Pekii bundan sonra ne yapmalı?

Bundan sonrası size kalmış.Şu an ki durumunuz herşeyi yapmaya uygun.

İçinizden ne geliyorsa yapabilirsiniz.

Mesela havuza gidin.Alkolü kontrol altına almak için suya girmek iyidir.

Ama bunu adam gibi yaparsanız tadı çıkmaz.

Havuzun kenarında güneşlenenlerin en çok olduğu yeri seçin.

Sıçrayıp dizlerinizi karnınıza çekip kollarınızla kavradıktan sonra bırakın

kendinizi suya.

Biz buna "karpuz" sitili deriz.

Zorluk derecesi ve artistik puanı düşüktür ama çok etkileyicidir.

Etrafınızdaki insanların yüzüne bakarsanız ne kadar derinden etkilendiklerini görürsünüz;garantilidir.

Geniş bir alan içersinde kuru birinin kalma ihtimali çok düşüktür.

Bu sene sahillerimizde don revaçta.

Vücuduna güvenen deneyebilir.

Ancak çok yıkanmaktan lastik kısmı gevşemiş olanlarından kullanın.

Bu sayede atlama-zıplama işini gerçek bir görsel şölene

çevirebilirsiniz.

Gerçi sizin orman canlısı olduğunuzu iddia edeceklerdir.

Ama aldırmayın.

Emin olun anılarında sarsılmaz bir yeriniz olacaktır.

Lafa "ayının biri" diye başlıyacaklardır ama olsun..

...

Düşündüm de..

Aslında Hocanın tavsiyelerini bir bakıma uyguladık sayılır.

Bira içerek böbreklerimizi çalıştırdık.

Bol bol su için demişti.Rakıları sulandırıp sulandırıp içtik.

Egzersiz yapın demişti.Havuz çalışması yap tık.

Ayrıca kızları takip ederek joging yaptık.

Çok yemeyin demişti.Zaten içmekten yemeye fısat bulamadık.Bir
tek uyku
meselesi kaldı.O da kendiliğinden olacak birşey.

Bu kadar içkiden sonra göz kapakları yarıya inip ekonomik bakış

moduna geçince arkası gelir.

Bu konuda zorlama yapmayalım.Doğal akışına bırakalım.

Kadınlarla ilgili bir şey yazmamaya özen gösterdim.

Söyliyecek sözüm olmadığından değil..Başımı derde sokmamak

için..

...

Özetle;birşey yapmadan oturup başkalarını izleyerek sinir krizi
ge
çireceğime,
kafama göre takılır kalp krizi geçiririm daha iyi.




  1. () vivaforever 8/7/2006 tarihinde demis ki;
    Konu: :))
    Devamın sonu çok güzel bitmiş..
    Başkalarını izleyip sinir krizi geçireceğime kalp krizi geçiririm daha iyiydi..
    İyi ki kitaplığa el atıp temzilmeşim de sizin yazdıklarınzdan haberdar olmuşum...

    Düzenleyen vivaforever gün: 8/7/2006 saat: 04:16

    yorumlar > Duzenle > Sil

  2. () vivaforever 7/7/2006 tarihinde demis ki;
    Konu: Merhaba..
    Dün bu yazıyı okumuştum bugün ise remix için geldim ama hâlâ yok..
    Havuz sefası sonlanmadı galiba.. :))
    Güzel bir gün dileğiyle..

    yorumlar > Duzenle > Sil

26 Nisan 2006 Çarşamba

Bir Çift Lafım var!




Şu ana kadar olan bitenden anladığım kadarıyla laf sokmadan
kimse rahatlayamayacak.
O zaman buyurun!
...
Yalnız...
Blog sahibi kısa devre yaptığından, yazılan yorumlara cevap
veremeyebilir.
(Aslında "veremez" demek lazım da..Ayıp olmasın diye yumuşattım)
Yani;küsmece filan olmasın.

O yüzden kurulacak cümlelere dikkat edilmesi,cümle sonlarına
soru işareti konulmaması,daha da iyisi soru işareti
gerektirecek cümle kurulmaması önemle
rica olunur.

Pis pis bakan adam fotosunu
olası kural ihlallerine karşı koydum,biline..
...
Buraya yorum yazan herkes sayfa kullanım şartlarını
baştan kabul etmiş sayılır.
Not:Bu geçici bir durumdur.
Umarım.

****
06.05.2009 tarihinden itibaren yukarıdaki
yazının hükmü kalmamış olup
sayfa kullanım şartları değişmiştir.
***
Bu safya
"yazılarına yorumum yok ama
sana bir çift güzel söz söyleyesim var"
diyenler içindir.