16 Ocak 2007 Salı

AMAN !! ARKAMIZI KOLLAYALIM



Güzide organlarımızdan biridir..
Kafadan ve ayaklardan eşit uzaklıkta vücudumuzun tam orta yerinde
yeralır.
Başkentler dış tehditlere karşı ülkenin iç kısımlarında yer alır ya...
Bu da öyle..
Havadan ve yerden gelen tehlikelere karşı nispeten korunaklıdır ama
önden ve arkadan gelen tehlikelere de açıktır.
Gerçi onunda çaresi var.Ellerimizi incir yaprağı gibi birini ön tarafa
diğerini arka tarafa koyarak bu sorunu halledebiliyoruz.
Ayrıca bu bölge ilginç bir bölge..
Tüm "best" organlar burada.."Zengin içerikli web" sitesi gibi..
Bir nevi eğlence portalı.
Bizim kasdettiğim uzvumuz ise o bölgenin arka tarafına isabet edeni..
Kendisi aynı zamanda vücumuzun "printer"i..
"Çıktı"sı var..
Döküm alabiliyoruz yani.....
Cevap hakkı doğmaması için adını söylemeyeyim ama hakkında söylenen
ata sözünü hatırlatırsam anlaşılır sanırım.
"Nereye dönersen dön,d.tün arkadadır.
"Bir nevi "iki iki daha dört eder"in sulandırılmış versiyonu.....
İşte bu nadide ve bir o kadar da münasebetsiz organımızın tuhaf bir
huyu vardır.
O da yerli yersiz olmadık yerlerde kaşınması..
Nedendir bilinmez;hep kalabalık mekanları seçer.Başlar tatlı tatlı
kaşınmaya..
Bir an önce kaşımak için can atarsınız ama uygun yer bulamazsınız.
Etrafabakınırsınız; şöyle arkanızı verecek bir duvar veya kuytu bir yer
var mı diye..
Ama yoktur.
Çaktırmadan etek ya da pantalonun arkasını düzeltirmiş ayaklarına
yatıp sağa sola çekiştirerek kaşımaya çalışırsınız;ama bu onu
azdırmaktan başkabir işe yaramaz.
Kaşıntının şiddetine dayanamayıp el eşik dinlemeden kaşınanları gördük.
Hatta abartıp eli ortadan kaybolacak şekilde kaşıyanları da.....
Geçen akşam CNN'de kalburüstü iletişim profesörlerinin katıldığı bir
program vardı.
Laf döndü dolaştı internete geldi.İnternet denince de "youtube"den söz
edilmeden olmaz.
Herhalde yukarıdaki lafların neden yazdığımız anlaşılmıştır.
Elinde cep telefonu olan herkes potansiyel paparazzi..
Caddeleri belediyeler gözetliyor.İşyerlerinde güvenlik kamerası..
Yani insan bir sabah kalkıpta "ne var ne yok" diye youtube'ye baktığında
kendisini,bir taraftan başbakan koruması gibi dikkatlice etrafı kolaçan
ederken bir taraftan da dilini dişlerinin arasına kıstırmış,"al sana..al sana"
der vaziyette hararetli bir şekilde kaşınırken görebilir.
Durum aynen "Truman show"da olduğu gibi.....
Sırf bu yüzden şöyle dolmalık patlıcan oyar gibi burnumuzu karıştırıp da,
bir yandan muzip bakışlarla etrafı keserken bir yandan da çıkarttıklarımızı
koltuğun ya da kanepenin altına gönül rahatlığıyla süremiyoruz.
Ne yani şimdi bu?Hayat mı?
İnsanın "ben böyle teknolojinin....." diyesi geliyor..

Hiç yorum yok: