28 Eylül 2007 Cuma

Evlilik yedi yıl olsa ne yetmiş yıl olsa ne..


Birisine durmadan "canım cicim kanaryam güzel kuşum ben
sanavurulmuşum" diyerek koca bir ömür geçer mi?

Evlenmeden önce makyajım aktı mı koktu mu" diye beş yüz
defa aynaya baktığı,hatta tam kapıdan çıkmışken tekrar geri
dönüp aynaya bakarak görüntüsünü kontrol ederken,yine beş
yüz defa elbisesininyakışıp yakışmadığını sora sora etraftakileri
canından bezdirirken sonrasında neden ortalıkta yolunmuş
tavuk gibi dolaşırlar?

Düne kadar fit görünmek için göbeğini içine çekerek dolaşırken
şimdilerde neden orta boy kavun yutmuş gibi görüntü veren bir
göbeği gururla gezdirirler?
Önceleri konuşurken ses tonuna bile dikkat edilip (Ne halt
etmeyeyse erkekler seslerini biraz da inceltirler.Özellikle yeni
tanışıldığında..Acaba boru gibi ses çıkarıp karşısındaki ürkütmekten
mi korkarlar ki?) nerdeyse sipiker sesi ile konuşurken,sonrasında
bırakın ağzı,kıçından çıkan sese bile sahip olma gereği duymazlar
da,kese kağıdı yırtılır gibi cayır cayır yellenerek mıçmaktan rahatsız
olmazlar?
(Amaaan canım;yabancı mı?)
Ya da adamın midesini kaldırıcasına forç forç sümkürürler?

Ortalama bir düğün 20.000 YTL'ye malolurken bunu yalnızca
yediyıl için yapmak ekonomik mi?(Senesi 2.857 YTL'ye malolurken,
20 yıl olsa bir senesi 1.000 YTL'ye patlıyor.)...
Daha söylenecek laf çok da işin fazla dışkısını çıkarmak istemiyorum.

Son söz..
Gerçekten duyguları öldüren evlilik mi,yoksa bizzat insanın kendisi mi?

Hiç yorum yok: