24 Eylül 2007 Pazartesi

Gitme..Kal bu şehirde..


./..
Böyle bize neler oldu
Bu ayrılık bir de hasret
Çekilmez oldu
Ay karanlık hep karanlık
Yüzün bize döner oldu
Bir ihtimal daha vardı
Felaket oldu
Gitme gitme gitme kal bu şehirde
Gitme gitme yazık olur bize
...
Vaktiyle Nazan Öncel'in bu şarkısı benim ve saz arkadaşlarım
için milli marş gibi bi şeydi.
Şarkıda bize "gitme" dendiğini düşünür,bir yandan "bunu önceden
düşünecektin kızım;artık iş işten geçti ,daha çoook yalvaracaksın"
derken bir yandan da o ara buğulanmış gözlerimizi birbirimizden
saklamaya çalışırdık.
Her tanesi kan damlasından oluşmuş nar gibi yüreğimizin acısını ve
sızısını hafifletmek için de çareyi tekel mamullerini imha etmekte
bulurduk.(Valla kan damlalarından oluşan bu nar gibi yüreğe de
yürek dayanmaz birader..)
...
Bugün sabah programları arasında dolaşırken öğrendim ki,bizim
Müslüm Baba hayranlarını bile kıskandıracak şekilde iman tahtamıza
cerrahi müdahaleler yaparak dinlediğimiz o şarkı, meğer Nazan
Öncel'in kocasını yürüttüğü kız kardeşi Pınar Güvenel için yazılmış
bi şarkıymış.
Nasıl hayal kırıklığına uğradım anlatamam.
Aynı hayal kırıklığını Barış Mançonun "Gül Pembe"siyle ve Alpay'ın
("Eylül de gel" şarkısını söyleyen Alpay) İspanyolca bir şarkısında
da yaşamıştım.
"Gül Pembe" Barış Manço'nun babaannesini,Alpay'ın şarkısı ise
kağnıların tekerleğini anlatıyormuş.
Yani birinin babaannesine,diğerinin toplu taşımacılıkta ya da tarım
sektöründe kullandığı araca methiyeler düzdüğü bu şarkılara biz
yıllarca sular seller gibi göz yaşı dökmüşüz keriz gibi...

Artık bu şarkıcı besteci köfteci takımına benim güvenim kalmadı.
Şimdi de birisi çıkıp da halen ayıla bayıla dinlediğim Jose Feliciano'nun
"Rain" parçasıyla Atalet'in "sing in the rain"nine "aslında bunlar
yağmur duası içindi derse bu saatten sonra hiç şaşmam.
Ne diyeyim bilmem ki..
Bugünlerde de kimseye kötü bi şey denmiyor ki..
"Anılarımı yediniz;haram olsun!Allah sizi bildiği gibi yapsın emi!"
(Bu da koca karı bedduası gibi oldu ama..)
Daha ne diim ki Ramazan günü?...

3 yorum:

ATALET dedi ki...

eh..
üzümünü ye.. bağını sorma demişler hocam..
üstelik..
her yiğidin yeyişi de farklı farklı olurmuş..

sahi..
siz müziği koyup.. ben de singin' in the rain isteyince.. mi başlamıştı yağmurlar..
durun ben bi bunu bulayım da geleyim..

eğer öyleyse..
bu kış..
alıcı kuşlar gibi yağın üstüme kar taneleri..
şarkısını koyar gideriz..

ATALET dedi ki...

bu da iki sayfa basan yedekçi blogcudan..
iki sayfaya iki yorum olsun..

menekşe'nin güncesi dedi ki...

bende çok severim bu şarkıyı...

ama yazılma nedenini öğrenince şaşırmadım dersem yalan olur...