11 Eylül 2007 Salı

Sonbaharın yan tesiri var mı?


İşin doğrusu önceki yazı beni kesmedi.
Bu yüzden konuya bir iki örnek vermem daha sağlıklı olacak gibi..

...
Misal 1:

Borç yok harç yok.
Ödenecek senet yok çek yok.Aksine alınacak çek senet var.Halim vaktim yerinde.
...
Yukardaki header'in olduğu yerdeyim.Tam "profilim" yazısının hemen üstü..
Yanıma bir kız geliyor."Ufaklığından beri hastayım sana" diyor.Ben de "kısmetse olur" diyorum.
Tabii işin palavrası..Allah muhafaza böyle bir laf etsem tefe koyarlar.
-"Zaten ben bunun yürüşünden kıçını başını oynatışından şüphelenmiştim" diye başlarlar.
Hayatta buna izin vermem.
O yüzden cevabım olsa olsa "iyi madem" olabilir.
Neyse..
Bu hatun kişi ile başlıyoruz yukardaki mekanda yürümeye.
O ara hafiften yağmur başlıyor;ahmak ıslatan dediklerinden.Hemen şemsiyeyi açıyorum.
Şemsiyeyi tutan elimi kavrıyor hemen."Sensiz olmaz" diyor,"yaşayamam"
"Yapma" diyorum,"gerçek sanırım."
"Yalansa iki gözüm önüme aksın" diyor.
"Yaa yapma akar makar,benim böyle şeylere içim kalkar" diyorum.
Yürümeye devam ediyoruz..
Yağmur öyle güzel yağıyor ki..Şemsiyenin üzerine vurdukça pıtır pıtır sesler çıkarıyor.Çok hoş.
Ancak yağmurda ıslanarak yürümek de güzel.
"Ziktiret şemsiyeyi" diyorum "şeker değiliz ya eriyecek.."
Atıyorum şemsiyeyi..Zaten pazarda yenisi bir küsür ye te le;kafa yormaya gerek yok.
Maksat romantizm kazansın.
Başlıyoruz hafiften ıslanmaya..
Bir müddet sonra kızı paltomun içine alıyorum.Hani "korumacı erkek" havaları.
Anasının kanatlarının altına sokulan civciv gibi sokuluyor içeriye.
Şimdi "içerden de belime sarılıyor" diyeceğim olmayacak.Olanı var olmayanı var.
Neyse,yürümeye devam ederken bir yandan da birbirimize sanki göremiyormuşuz gibi yaprakları
ağaçları gösteriyoruz parmaklarımızla işaret ederek.
Bu arada ilave edeyim,bulunulan yerin yakınlarında göl gölet deniz vs. gibi yerler varsa buralara
taş atmak veya suyun üzerinde atılan taşları bir kaç defa sektirmek caizdir.
...
İki de bir eğilip kulağına bir şeyler fısıldıyorum ama ne dediğim önemli değil.Zaten böyle durumlarda
ne dediğinin pek bi önemi olmaz,ne söylersen söyle gider.
...
Yukarıdaki son cümleden sonra bir paragraf daha yazdım tam kaydederken yine su koyverdi blogcu.
Sıkıntı geldi artık.Yazıya başladığımdan beri bu kaçıncı oldu.
Mecburen ara veriyorum çünkü havam kaçtı.


Not:
Fondaki Jose Feliciano'nun "Rain" şarkısını sırf bu yazılar için koydum.
Geç yüklendi filan diye mızmız etmeden dişinizi sıkp bekleyin,adam gibi dinleyin.
Romantizmse romantizm adamı da hasta etmeyin!

Hiç yorum yok: