8 Ekim 2007 Pazartesi

Yorumlamak ya da yorumlayamamak



Yanlış hatırlamıyorsam Sait Faik'in "Bakmak Görmek" adında okuma
parçası vardı evvelden.İkisinin arasındaki farkı anlatırdı.Görünen o ki
o okuma parçasını sindiremeyenler bugün gazeteci olmuş.
Belki de o okuma parçası artık okutulmuyor o yüzden eksik kalmış da
olabilirler.
Görüneni yorumlayamama halini başka türlü izah edemiyorum çünkü.
Pekii nerden bu yargıya vardım?
...
Gazetelerde bir haber çıktı.
Sekiz bin yıl öncesine ait birbirine sarılmış iki insan kalıntısı bulunmuş.
Bulunduklarında ikisi birbirine sarılmış vaziyetteymişler.
Habere göre bu kişiler bilinen en eski "aşıklar"mış.
Bu yazıyı klavyeye aldığıma göre bu habere itirazım olduğu haliyle
anlaşılmıştır sanırım.
Önce ikinci fotoğrafa bakalım ondan sonra devam edelim.
...
Öncelikle yorum yaparken genel manzaraya bakmazsan,doğru tespit
yapamaz dolayısıyla da doğru yorum yapamazsın.
İşte bu fotoğraf bu tezimin ispatı.
Bir defa bu iki fotoğrafa bakarak bunların aralarında aşk olduğunu
söyleyemeyiz.
Aşk olabilir de olmayabilir de..
Fakat burada farklı bir şey var.
İlk önce kadının elinin duruşuna ve muhtemel hareketine bakalım.
Görünene göre adam cenin pozisyonunda kadına arkası dönük
yatmış,kadın da sanki "herif herif!Uyan da işimize bakalım!" der
gibi bir hareket yapıyor.
Ya da adamın içini gıcıklandırmak için parmak uçlarıyla ufak ufak
temaslar da bulunuyor,tahrik ediyor.
Artık hangisini yapıyorsa..
Ama sonuçta hareketin ne amaçla yapıldığı ve sonunun nereye
varacağı apaçık belli.
Buradan hareketle ilk fotoğrafa gelecek olursak o da bu fotoğrafın
devamı..
Yani işin sonu..Yani mutlu an!
Bunu ikisinin de pişmiş kelle gibi sırıtmalarından kolaylıkla
anlayabiliyoruz. Hatta biraz abartırsak adam,"nasıldım?" diye
sorarmış gibi geldi bana..
Bilmem doğru bilmem yanlış.
Özetle..
Şahsen "halkı bilinçlendirmek ve yorum yapmak" diye buna derim ben.

Hiç yorum yok: