5 Kasım 2007 Pazartesi

"El 'çük'ü tatlı olur"


Ben böyle atasözlerimizi severim.
Lafı tam gediğine lök diye oturtur.
Üslubu beğensek de beğenmesek de
"Komşunun tavuğu komşuya kaz
görünür" tarzı diplomatik bir dil
kullanmak yerine anlatmak istediğini
eveleyip gevelemeden aktarıverir
hemen.
Tabiri caizse kelimenin tam anlamıyla
"kodumu" oturtturur.
...
Bilindiği üzere Keven Costner Amerikan
türküleri çığırmak üzere ülkemize geldi.
Ben bu işle yalnız magazin basınının ilgileneceğini zannederken
baktım ki önemli köşe yazarlarımız da işin içinde..
...
"Ünlü olsun, biraz yakışıklı veya güzel olsun, hele bir de yabancı
olsun!..
Bayılıyoruz!" diyor mesela Haşmet Babaoğlu..Onun bu giriş
cümlesi tam da benim atasözümün karşılığı.
Herhalde O kibarlığından yazamamış..
...
Sanırım Antalya Film Festivalinde ünlü yönetmen F.F
Coppala'ya gösterilmeyen ilgilinin Keven Costner'a
gösterilmesinden rahatsız olmuş.
Doğrusu haklı da..
Yalnız benim anlamadığım Kevin Costner'ın eleştirilmesi.
Halbuki eleştirilmesi gereken o değil;izlemeye gidenler.
Yine Babaoğlu'nun anlattığına göre konser boyunca dinleyicinin
coşkun ilgisine inanmaz gözlerle bakıp durmuş Keven..
(Valla ben H.B'nın yalancısıyım.Gerçi benden böyle bir talebi
olmadı ama..)
...
Rivayete göre bir gün Costner evinde çalıp söylerken karısı
"Bak hele bey!.." demiş..Ve devam etmiş:
"Senin gibi yetenek gizli kalmamalı.Şu billur sesinden vatandaş
da sebeplenmeli..Hem kulaklarının pası silinir hemi de sevabı
neyim olur."
Bunun üzerine Kevin de "tamam anasını satiim" deyip atmış
kendini müzik dünyasına, isteyene parasını verene çalıp söylemiş.
Şimdi burada adamın ne suçu var?
Birilerine "Aranızda beşer yüz dolar toplayın;gelip size şarkı
söyleyeceğim" mi demiş?
İhtimal bizim organizatörler oraya gidip "bizim millet 'el şeyisini'
sever;o yüzden ne kakalasan gider.
Gel bir iki Amerikan türküsü söyle de hem sen yolunu bul hem
de biz" demişlerdir.
Neymiş efendim "müziği işe yaramaz"mış.
İyi de..
Müzik konusunda başkalarını eleştirecek en son kişilerin bizler
olması gerekmiyor mu?
Açın müzik kanallarını da dönen klipleri izleyin bakalım haksız
mıyım.
Hem adam en azından kendi kültürüne uygun folk (Country) tarzı
bir müzik yapıyor.
Tamam;"ölmeden önce ille de dinlenmesi gereken 1001 ses"ten
biri değil ama insanın kulağına da tecavüz etmiyor.
Para mara istemezse şahsen ben bir iki tek attıktan sonra
sevabına dinlerim.
...
Gelelim sinemacılığına..
Yine H.Babaoğluna göre 1990’daki Dances With The Wolves,
1991’deki JFK ve 1993’teki A Perfect World’de bir de Bodyguard'ı
ilave edip o tarihten bu yana Kevin Costner’in oynadığı dişe dokunur
bir başka filminin olmadığını söylüyor.
Bana göre burada biraz biraz cömert davranmış.Bana göre o
filmlerde de bir numara yok.
Kevin dendi mi benim aklıma bir tek film gelir o da Waterworld...
Nedeni filme çok bayılmam değil.
Aksine hiç hoşlandım.Sıradan fantastik bir hikayeydi..
Ancak bu filmde hem yapımcı hem yönetmen hem de oyuncu
olarak bulununca ben de "hayatının filmini" çekeceğini zannetmiştim.
Yani ekstra beklentim vardı.Öyle ya..Her işi kendin yapmaya
kalkınca "kafamdakileri kimsecikler anlayamaz" hali ortaya çıkıyor.
...
Kevin Costner denince aklıma bir de o "hap"lanmış gibi bakan
bir çift göz gelir.
Saf; ama her iki anlamda..Duru temiz ama hafiften salakça..
Sanki lafı kulağının içinde daha beyne ulaşmadan oracıkta
çözmeye çalışır gibi..
Yüzünde hafif bir gülümseme ama nedensiz.Ve buna eşlik eden
gözler.
Sözüm ona adamın bakışını eleştireceğiz ama kaç satır oldu hala
beceremedik.
Bir daha deneyelim:
Hani lafı anlamayız ama ortada da gülünecek bir şey vardır;onun
farkındayızdır.
O yüzden de bir yandan lafı anlamaya çalışırken diyer yandan da
kendimizi gülümsemeye hazır tutarız ya..
Öyle bir şey.
Amaaan neyse ney..Zaten bize ne elalemin adamından.Kucağımıza
alıp yatacak değiliz ya!
Neticede kuş kondurmasa da iyi kötü göze batmadan oynuyor işte..
Daha ne?
...
Son olarak..
Bu yazıyı Vivaforever'e ithaf ediyorum.
Kendisi Atalet'e "bana Keven'i yazsana.." diyesiymiş.
Bu laf bana Yeşilçam filmlerindeki "bana annemi anlat dadı.Yoksa
o bir melek miydi?" diyen yetim kızı çağrıştırdığından duygulanıp
gözlerimin dolmasına neden oldu.
Ben de durumdan vazife çıkarıp "insanlık öldü mü?" deyip klavyeye
sarıldım.
Ee kolay değil!Ne de olsa ilk göz ağrısı..
Gerçi onun istediği Kevin yazısının bu olmadığını adım gibi
biliyorum ama..
Ne demiş Hıdır?
"Adım Hıdır elimden gelen budur."

1 yorum:

vivaforever dedi ki...

hocam el çüküne laf etmeyeceğim ama böyle bir şablon isteyebilirim..
özellikle pencere önünde oturan güzel kız..aynı ben gibi..
:))
mesajı almışsınızdır siz eminim.. :))