29 Aralık 2008 Pazartesi

"Bir gün anlayacağız"



Başlık bana ait olmadığından tırnak içine aldım.
Sahibi Tuna Kiremitçi.
Benden daha yakışıklı diye Tuna Kiremitçi'yi zerre kadar
sevmem.
Hatta "bitim kadar bile" diyebilirim..
Ama bugünkü yazısında bir laf etmiş;hem benim hep söylemek
isteyip de beceremediğim şeyi söylemiş,hem de meseleyi gayet
berrak bir şekilde özetlemiş:

-Bir gün, kadınlarla erkeklerin hiçbir zaman birbirini tam olarak
anlayamayacağını, zaten buna gerek olmadığını anlayacağız.

Lafı irdelemeye bile gerek yok.
"Ya tamam da ben pek anlayamadım" diyenler için sözün ana
fikri şu:

-Kadın buldun sev,dayak buldun kaç!

(Gerçi lafın orijinali bu değil ama,olsun.)

15 Aralık 2008 Pazartesi

Patlıcan "Rol Model" mi?



Tıbbın yeme-içme kısmıyla uğraşanlar yıllardır vatandaşa neyi
neden nasıl yemesi gerektiğini anlatıp dururlar.
Vatandaş da gerçekten anlamadığından mı yoksa maksat geyik
muhabbeti olsun diye mi bilinmez ne zaman ellerine bu türden
bir uzman geçse ısrarla hep aynı şeyleri sorar...
-Ne yiyelim?
-Zıkkımın pekini ye!
Ulan ne bulursan ye işte..
Sanki hep "bana akıl verme para ver" diye diklenen o değil..
Sözüm ona meseleye bilimsel yaklaşacak ya..
Sanırım uzmanlar da baktılar ki bu iş böyle olmayacak,yeni bir
metod geliştirmişler.
Bu yeni sisteme göre hangi organın için faydalı bir şeyler
yapacaksan hemen o organına benzeyen bir meyve ya da sebze
bulacaksın..
Mesela saçınla ilgili sorunun var.
Çaresi sarımsak...
Neden?
E sarımsağın kökleri saça benziyor da ondan.
Ceviz..
Beyne iyi geliyor.
Çünkü onun da yüzeyi aynen beyin gibi kıvrımlı..
Ye,haldır haldır çalışsın.
Fındık..
Mübarek aynen kalp!
Bir avuç ye,kalbin "küt küt" atsın.
İyi güzel de...
Eğer bu teori doğru ise ben de sorarım:
-Balkabağı neremize iyi gelir?
Tipine bakarsan "dötümüze"..
Yani, "şöyle etli butlu bi dötüm olsun" ya da yellendin mi
şöyle klarnet gibi ötsün diyorsan yumul kabağa..
Ama alakası yok;çünkü döt geliştirici içeriği yok.
Belkide kabak joker gibi bir sebzedir kim bilir..
Hani nerene niyet edersen orana..
Pekiii...
Ya bamyayla patlıcan?
Neremize benzediğini söylememe gerek yoktur sanırım.
Bu durumda "ergenliğe yeni girenler bamya,erişkinler
patlıcan mı yesin?
Bana göre bu teorinin çöktüğü yer tam da burası.
Neden mi?
Açıklayalım;elimizde kalacak değil ya..
Son günlerde bu akıllara ilaveten bir başka akıl daha
veriliyor.
Deniyor ki,"sigarayı bırakan,bırakmaya çalışan patlıcan yesin.
Çünkü içinde nikotin var"
"Ekmek elden nikotin patlıcandan" durumu..
İşte gözden kaçan,teoriyi çürüten şey de bu noktada..
Bilindiği üzere nikotin kan basıncını yükseltip damarlara
zarar veren bir madde..
Bu nedenle erkeklerde iktidarsızlağa yol açıyor.
Buradan "patlıcan yersek zarar görürüz" manası çıkmıyor mu?
Eee nooldu şimdi?
Tipini tutturduk tamam da,gerisi?
Bu durumda teori herhalde şu şekilde kullanılacak:
Önce patlıcanın vucudumuzdaki karşılığı olan organımıza hitaben
şöyle bir konuşma yapılacak..
-Ulan şerefsiz!Yıllarca "önemli olan boyu değil işlevi"
diye diye
yan gelip yattın!Gör bak elalemde neler var!
Bak da..İbret al!
Eğer öyleyse...
Bende aynen başlıkta olduğu gibi soruyorum:
-Patlıcan "rol model" mi?



PATLICAN NE RENK?
Tabi ki mor.
Hatta "mosmor"..
Acaba...
Birileri ibret alırken işin dozunu kaçırdı da..
Ne bileyim?