17 Mart 2009 Salı

İşte hayatımın kadını..

Atalet'le çetesi'nin imece usulü erkekleri nasıl lime lime doğrayıp,
linç ettiğini görüp de,tam kadın kısmından ümidimi yitirip
vazgeçmek üzereyken birisi can simidi gibi imdadıma yetişti..
Demek tadından yenmez kadınlar varmış da haberimiz yokmuş.

Bakın ne diyor o kadın:

Birinin Kadını Olmak İstiyor Canım

Başka hiç kimse tarafından dokunulmamak konuşulmamak
bakılmamak hatta!

Biraz korunmak biraz şımarmak...

Birkaç çeşit yemek yapmak İstiklal Caddesi’nde sıkı sıkı elini
tutmak belki film izlemek ama mutlaka çekirdek çitlemek bi
yerlerde, çay içmek,Pazar sabahı kahvaltısı etmek, uzun uzun
sahilde yürüyüş yapmak gibi küçük ama zor heveslerim var!

Neden mi?

Herkesin eli tutulmaz..

Herkesle film seyredilmez..

Herkesle çekirdek çitlenmez..

Herkesin kadını olunmaz da o yüzden!

***


İçinden gelmeli...

Hücrelerine kadar hissetmeli, DNA’larına kadar bilmeli insan!

Düşünerek emin olunmaz, bir anda ya olunur ya olunmaz.

Bir de şu yakın geçmiş duvarları olmasa kafa da hiç karışmaz ya olsun!

Oysa bazen tek bir söze ya da bir bakışa yıkılır bütün duvarlar...

***


Kek yapmayı da öğrenmek lazım aslında bi ara!

***


Sabahları uyandığımda “günaydın sevgilim” mesajları görmek
istiyorum telefonumda. Gün içinde özlediğim birisi olsun istiyorum.
Özlemek istiyorum birini.
Çok özlersem dayanamayıp gidip sarılmak istiyorum.
Dayanamamak istiyorum!

***


Çalışırken düşünmek istiyorum sonra onu!
Aklımda olduğu için gülümsemek istiyorum ara ara...
Gülümsediğim için daha çok çalışmak...

***


Birini sevmek istiyorum; hiç kimseyi sevmediğim gibi, biri sevsin
istiyorum beni hiç sevilmediğim gibi...

Biri o kadar çok sevsin ki beni hatalarımı da sevsin istiyorum!
O kadar çok sevsin ki; hata yapmaktan ödüm kopsun!
Kıskansın istiyorum biri beni! Sorsun istiyorum “neredesin” diye
“Hımm kim aradı bakayım” diye! Ben sormam ama korkmasın.
O sorsun!

***


“Biliyor musun ne oldu?” ile başlayan heyecanlı
cümlelerimin
sonuna kadar tahammül etsin istiyorum
biri bana.

Mutlaka ipe sapa gelmez bir şey olmuştur ama dinlesin
sonuna kadar.

Ya bi yavru kedi macerası ya da işte ona benzer bir şeyler
olmuştur.


Ben de her seferinde sanki bahçeyi kazmışımda hazine
bulmuşum gibi
heyecanla ve öneminin üzerine basa basa
anlatırım ya dinlesin işte.

“Ya evet çok mühim bir şeyler olmuş” falan desin bi de
sonunda...


***


Şimdi ben istesem İstiklal Caddesi’nde birinin elini tutup
gezemem mi?

İstesem benimle birlikte çekirdek çitleyip aynı anda film
seyretmeyi de
başarabilecek birini bulamam mı bi arasam?

Şimdi ben yalnız olmak istemesem yalnız olur ve bunları
da yazıyor
olur muydum?

Hiç sanmam!

***


Birinin elini tutmakla birinin elini sıkı sıkı tutmak arasında
çok fark var!


Ya tutarsın ya da tutmazsın ya da tutmuş gibi yaparsın işte.

Ben yapmam!

Bunu zaten bilirsin.

Kimin elini tutacağını yani.

Deneyerek bulmazsın.

Sadece bilirsin.

Bilmek!

Açıklaması yok.

***


Ve ben elini sıkı sıkı tutmayacağımı bildiğim hiç kimseyle
gitmeyeceğim!


Heyecanla ve özene bezene olmadıktan sonra kimseye
yemek yapmayacağım!


Repliklerin bir anlamı yoksa kimseyle film seyretmeyeceğim.

Zaten çekirdeği unutsun bile, asla olmaz!

Birinin kadını olmak istiyor canım; biraz korunmak biraz
şımarmak...


Çekirdek mutlaka olsun!

***
Şahsen kadın diye buna derim ben.
(Bunun için girişteki ilk iki cümlesi dahi yeter)
Ve peşinden de koşarak giderim..
Uyanıp da benden evvel birisi yürütmeden!
...
Bu arada yazı Yasemin Pulat'a ait.



18 yorum:

Adsız dedi ki...

yazıyı okumaya devam etseniz.. hemen vazgeçerdiniz..
"“Biliyor musun ne oldu?” ile başlayan heyecanlı
cümlelerimin sonuna kadar tahammül etsin istiyorum
biri bana.
Mutlaka ipe sapa gelmez bir şey olmuştur ama dinlesin
sonuna kadar.
Ya bi yavru kedi macerası ya da işte ona benzer bir şeyler
olmuştur.

Ben de her seferinde sanki bahçeyi kazmışımda hazine
bulmuşum gibi heyecanla ve öneminin üzerine basa basa
anlatırım ya dinlesin işte.
“Ya evet çok mühim bir şeyler olmuş” falan desin bi de
sonunda..."

bi de bu yasemin.. neyse bunu demiycem ben bişey demiycem..

hayırlı olsun der..
günaydın der..
giderim..

Adsız dedi ki...

bi de..işte hayatının kadını .. hocam..
http://www.magazinkolik.com/Haber/5969/Yasemin-Pulat-ESINI-ILK-KEZ

alpernatif dedi ki...

Gergin hocam
Kız kardeşi var mıdır aceba ?
(söz sizleri rahatsız etmeyiz :D)

Gergin dedi ki...

Adsız..

Ben bu sonuna kadar okudum.
Hem de bir kaç defa..

Birincisi bir erkek için ilk
iki cümle hayati..
Her şeyin başı,anası..
Oradan sonrası teferruat..
O lafları içinde hissederek
söyleyebilen birinin yazının devamındaki istekleri zaten
benim kendiğimden severek
isteyerek gönül rızasıyla
istenmeden yapacağım şeyler..
O yüzden sorun yok.

Gelelim alıntı yaptığın yere..
O biraz şımarma şımartılma
arzusundan kaynaklanan masumane
belki birazda çocukca bir istek.
Bence böyle bir şey anlatırsa ne
anlattığının farkında olarak,
anlatacaktır.
Bence o havadan sudan konuları
ilginç bulduğu için değil arzu
ettiği bir tepkiyi alabilmek
için yapacaktır.
...
Bir alıntı da ben yapayım..
"O kadar çok sevsin ki; hata yapmaktan ödüm kopsun!
Kıskansın istiyorum biri beni! Sorsun istiyorum “neredesin” diye
“Hımm kim aradı bakayım” diye! Ben sormam ama korkmasın.
O sorsun!"

Bence üzerinde durulması gereken
asıl önemli bölüm bu..
Bu bölümdeki laflar kadınların
itiraz ettiği,bir türlü anlayamadığı mesajlar içeriyor.
Kaç kadın bu paragrafa katılır?
Hemen feminist damarları kabarır.
Hepsi erkeklerde çiş yarışında..
Atlet'e gelen yorumlarda gördük işte..
Sadece bu paragraf üzerine bile
bir ton yazı yazabilirim.
...
Neticede söyledikleriyle
söylemedikleriyle ne demek
istediğini gayet iyi anlıyorum.
...
Kadının kim olduğunu önceden biliyorum.
Çok detaylı olmasa da..
Ama o linke de bakacağım.
Ancak gerçek olan şu ki anlattığı
bir çok şeyi birisiyle duygusal
ilişkisi olmuş birisi mutlaka
yaşamıştır ve çok hoşuna da
gitmiştir.
Ama nedense itiraf etmek
istemezler.
O anlardan fazlasıyla mutluluk
duydukları halde ne yapar eder sonunu getirmenin bir yolunu
bulurlar..

Bu kadınla aralarındaki fark da bence bu.

Aslında bu yazıyı derinlemesine
analiz etmeyi çok isterdim ancak,
şu an için durum uygun değil.
Yanlış anlamalara yol açabilir.
Belki daha sonra..

Son olarak..
Ben bu yorumun arkasında en az
bunun beş on misli daha fazla
lafın varmış hissine kapıldım.
Bilmem yanılıyor muyum?

Bir de bu yorumu kimin yazdığını
çözemedim.
Kime uydurmaya çalıştıysam olmadı..:))

Gergin dedi ki...

Kız kardeşi vardır da sana
faydası dokunur mu,bak orası
şüpheli..

Yani bu biraz da yazdıklarına
ve de yazacaklarına bağlı.
Şu ana kadar yazdıklarını okudum.
Ama hiç hoşuma gitmedi.
Bi defa benim çizmem yaz-kış
giydiğimden her türlü hava
koşullarına uygun.
Dört mevsim araba lastiği gibi..

İkincisi benim gibi adamı
içerde kızlar dururken hıyar gibi
başlarına nöbetçi dik,hadım
harem ağası rolüne sok yetmezmiş gibi bi de kızı kapacakların
başına antrenör diye dik.

Valla fena halde kurnazsın.:))
Kim başına bela olacaksa onları
ekarte etmenin bir yolunu bulmuşssun.
Ortalıkta kala kala Güveç lee
(Bruce lee ile akrabalığı var mı
bilmiyorum)

Onu da halletmek kolay..
"Al şu güveç kazanını senin
olsun vaz geç bu sevdadan
desen,hemencecik kavgadan
vaz geçer..:)))

Herhalde mesele anlaşıldı..
Yani her şey sana bağlı..
Ensendeyim!

Adsız dedi ki...

aşkolsun..
ben de.. bir stilum var sanırdım.. nası yani adsızı tanıyamadım.

sabahtan beri keni bloumda yorum altlarım dahil..
atalet diye eklemeyi unutarak yazıyorum ..özür..

iyi tamam..
dedim zaten hayırlı olsunu baştan..

ama çok itirazlarım var..
örnek alıntıladığım yerde.. ben neyi işaret ettim siz neyi okudunuz..
ben..
"hiç de bile dinlemez erkek kısmı bi kere..
dinler gibi yapar..
sen anlatırken birden bakarsın duvara anlatmadasın..
bir üç beş vaz geçersin..

sonra bir de bakarsın bir sürmelinin anlattığını dinler gibi yapmaya heveslenmiş..
kabahat de senin dinlemediğini anlayıp susmandadır.."
demek istemiştim..

o kadının yadıklarını hissetmeyen bir kadın tanımıyorum..
belki köşesinde yazmıyor ama..
amma..
her işin bir süresi var diyelim..
e mi.. aşkın da..

aşk biter.. her bir duygu da beraberinde biter.. geriye can sıkıntısı ile tahammül kalır..
ATALET

Gergin dedi ki...

Aslında yanlış anlama yok.
"Ben dinlerdim;çünkü yazının
başındaki lafları söyleyenin
ne söylediğine bakmaz dinlerdim.
Neyi neden anlattığını zaten
bilirdim,o yüzden sorun yok"
dedim.
Yani senin alıntı yaptığın
yeri "bunu görsen vazgeçersin"
gibi anladım.

Aşk meselesine gelince..
Ben bu laftan bıktım.
Artık suyu çıktı..Yerine başka
bişey bulmak lazım.
...
Her şeyin bir başlangıcı ve
bitişi var.
Tamam da nasıl olsa bitecek
diye başlamayalım mı?
Gittiği kadar gitsin.
Zaten başlangıcında "bunun
sonu olur mu" diye düşünüyorsan
salla gitsin.

Sonunu düşünerek bir şeye
başlamak ya da başlamamak
"bilinçli tüketici"nin tarzı..
Yani hesaplı kitaplı..
O zaman da koyver gitsin;hiç
başlamasın.
Bu işler hesap kitap işi değil çünkü.
Hesabın kitabın yapıldığı yerde duygu olmaz.
...

Akşam yazıya yanlış saat verdiğimden erken yayınlandı.
Farkettim kaldırdım.
Ancak haberdar olanlar olmuş,
hatta maille soranlar oldu.
O yüzden ilk yorumu onlardan
birinin yazdığını zannettim.
Ama yazım sitilinde de alıştığımız
Atalet'ten pek iz yok gibiydi..
:))

alpernatif dedi ki...

ahah
mesaj alındı hocam
lütfen son bölümü okumadan diğer bölümlere atlayınız
(ensemi severim de)

Gergin dedi ki...

Alper'e..

Akıllı olduğunu söylemiştim
demi?
:)))

Busegül dedi ki...

akıllı..
...
Gergin hocam pek çok erkek bu sözlere yalın ayak koşar ...
Seviyorum akıllı kadınları:)))

Adsız dedi ki...

hocam..
yasemin pulat, yazıda anlattığı erkeği bulursa,
yani bir kadının onu bu kadar çok sevmesinden korkmayacak, şımarmayacak,
alışmayacak,
kadir kıymet bilecek,
hakkını verecek,
v.s. v.s.
bana da onun erkek kardeşi varsa
yollar mısınız acaba?

Gergin dedi ki...

:))
Ne "bulursa"sı..
Buldu bile işte..

Ayrıca niye olmasın..:))

Yine mi Atalet?

ATALET dedi ki...

hayır bu sefer atalet değil.. =)

Gergin dedi ki...

Farkındaysan yine Cen-Erdem
olmak üzereyiz..:))

busegul dedi ki...

deneme bir iki:))

Gergin dedi ki...

Busegül..
İşlem tamam.:))

Adsız dedi ki...

"Biliyormusun ne oldu?" ile başlayan cümlelerin gergin dilindeki cevabını veriyorum:))"hıh noldu yine Ahmet,Mehmet v.s. kimle karşılaştın?"(ama mutlaka bi erkek ismidir o kesinlikle bayan olmaz:))sanırım bunun birazda benle ilgisi vardı ama.yani hiçte öle sevimli karşıladığın,yada dinliycen bi şekil diil bu senin.hatta sinirlenip tansiyonunun yükselceği bi şekil.bu yazıdaki bu cümle hariç herşeyi yaşamadıkmı zaten.belki bu kadar güzel cümlelerle anlatamadım ama,seninle aynı havayı solumak bile muhteşemdi.peki şimdi ben sana sorsam hatta sorarken cevabını versem;ben senin için hayatımın adamı,erkeği diyebilirim.peki ya sen bana hayatımın kadını sendin diyebilirmisin???

Gergin dedi ki...

"Gergince" ha..:)
Elbet bi cevabım olacak..
Gergince..
Sonra..
Önce derin bir nefes almam
lazım..