19 Mart 2009 Perşembe

İzinliydim..



Bugün saat dörtten sonra kaytardım.
Kendi işini yapmanın en güzel yanı da bu..
Bu defa ben değil başkaları beni dürttü..
Gerçi fena da olmadı..




İşin ilginç yanı şu:
Fotoğraf çekerim de anında yayınlar hava atarım
diye uzun zamandır kullanmadığım cep telefonumu
yanıma almıştım.
Tüm denemelerime rağmen mümkün olmadı.
Meğer uzun süredir kontür yüklemediğimden devre dışı kalmış,haberim yok.
Neyse..
Çok da önemli değil..
...
Beraber olduğum kişilerden biri tiyatro oyuncusuydu.
Ben genelde bu konu etrafında sohbet olacağını düşünürken,
iş başka yönlere kaydı..
Benim blog tuttuğumu bir iki kişi hariç bilen yok.
Ama farkettirmeden izleyen mi var diye şüpheye düştüm.
Çünkü konu sanattan uzaklaşıp nasıl olduysa
evlilik meselesine geldi..
Detayı sonra...
Ancak bir fıkra anlattı ki tam bir erkek geyiği..
Ben bile bu kadarına pes derim.
Fıkra,dünyanın mutluluk üzerine anlatılmış en kısa fıkrası..
Bir kasabada kızla oğlan bir birine tutkun.
Ancak kızın bazı çekinceleri var
O yüzden oğlanın evlilik teklifine hayır diyor.
Ve o günden sonra oğlan mutlu bir hayat sürüyor.
Valla ben demiyorum..
Fikrim de o değil..
Elin adamı diyor,ben sadece aktarıyorum..
Masumum..:))

7 yorum:

alpernatif dedi ki...

Gergin hocam
öncelikle ben ne mene bir adamım ki sabahın bu köründe resmini koyduğunuz birayı canım çekti
acil grup terapisine katılmam gerek

sonra fıkra eksik kalmış gibi geldi
erkek mutlu ve kız da hayatının sonun akadar mutsuz yaşadı desek eksik parçalar tamamlanabilirdi

bir de post it deki "Alperin ensesinden ayrılma" kısmını anladım da," sopa " nedir hocam :)))

Gergin dedi ki...

:))

Canım çekmedi desen "hidayete mi
erdi acaba" derdim.

Fıkrayı ben ilk defa duydum.
Şimdi tekrar baktım,akşam armut
kafayla hatalı mı yazdım diye ama
değil.
Yani anlatılan o kadar.

Ancak senin dediğine katılmıyorum.
Kız kısmı hiç bir zaman mutsuz olmaz.Öyle ya da böyle mutlu olmanın bir yolunu bulur.

Sopaya gelince..
Odundan mamül eğitim,öğretim
aracı..
Cetvel,pergel gibi..
Ayrıca fena halde ikna edici bir yanı var..
O bakımdan..:)))

Adsız dedi ki...

ben fıkraya değil de..
ya..
kendime izin verdim lafına takıldım..
işten izin değil mi burda kastedilen..
kıskandımmmmm =9

busegul dedi ki...

bardağı görünce
ekmek sarap sen ve ben diye dizeler gecti aklımdan..
birazın ekleyim istedim ama baktım bölmek hoş olmayacak.. hepsini ekliyorum umarım yakışır
-------
Ekmek Şarap Sen ve Ben

Birde sabahın dördü
Dışarda kar
Odamız ılık
Gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
Anlattın bana ağzı sarımsakı kokan bir çocukla yattığını
Aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını
Kıskandım Gogeni Tahitilim
Terlemiş vücudunu silerken
Cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini
Saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum
Güneşi doğurmuştu ölü cisim
Martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında
Nefesin vücudumu yakıyordu yer yer
Sam yelim Sahra-i kebirim
Kahrettim her şeye o gün
Babanın çarap çanağına, Gogen'e, kadere, sana, bana birde gittiğin arabanın tekerine
Ne diyordum arkadaş....
Diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
Ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
Daha sonra yaparım hayatın felsefesini
Sırayla olurum Fatih, Selim, Kanuni
Bazen kadın hamamında tellak....
Bazen Cristof Kolomb
Napolyon'ken düşünürüm elbede geçen günleri
Timur'ken Beyazıt'ı yenişimi....
Bir kere Aristo'nun hocası olmuştum
Ona verdiğim dersle gurur duymuştum
Bazen Jan Dark'ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
Bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum
Eğer daha da içersem
Shaskespare halt etmiş derim karşımda
Salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
İşte Mozart'ın aradığı melodi bu diye gülerim
Enayiymiş be Platon...
Bir içsinde görsün....Ne felsefesi varmış bu hayatın
Anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu
Islak kaldırımlarda yürürken acırım
Önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
Ukalalık işte derim neme lazım senin
Kendine bak; sende bir serserin bir sarhoş....
Ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım
Şehrin hizbe sokaklarında
Yavaş yavaş kaybolur benliğim.

İhsan Yüce

Gergin dedi ki...

Evet,işten izin..:)))

Kendi kendime "çıkabilir miyim"
dedim.
Kendimi çok sevdiğimden ikiletmeden
hemen anında izin verdim.:))

Kıskanmakta haklısın.
Baya iyi oluyor doğrusu..
Gerçi dün sigara orucunu bozmak zorunda kaldım ama değdi doğrusu..

...

Busegül..
Yakışmış mı ne demek..
Hem de iyi yakışmış..
Mesele "sen ve ben" olunca baktım masaya tek bardak koyarak ayıp
etmişim.
Görüldüğü gibi hatamı düzelttim..:))

Çağlar dedi ki...

benim uzun süredir düşündüğüm birşey var ki uzun sürmesinin sebebi uyuz birisi olmam:
bi vakit büyükleri ziyaret bahanesi ile çıkacam ama antalyaya afyon üstü değil de konya üstü gidecem. ne olacak, yorulacam yolda di mi, bi saat fazlayı kabullenip manavgata inince sağa değil, sola sapacam ve şu manzara ve şu bardak içeriklerini gergin abimle paylaşacam.
bunu yapabilirsem çok büyük bir adım ilerlemiş olacağıma inanıyorum hayatımda.
evet.
alper, gelin mi benle len.

Gergin dedi ki...

Çağlar..

Hiç sorun değil..
Önce sen şu hikayeden
sağ salim bi kurtul,özellikle
"kara yılan" sokmadan..
Gerisi önemli değil..:))