19 Mayıs 2009 Salı

Eylül kişisi



Fotoğraftaki Eylül kişisi (Bu 'kişisi' lafına fena halde
hastayım) benim gezi kolu başkanım ve rehberim.
Dikkat eden olduysa yayınladığım tüm fotolarda
hiç kimse olmasa bile o mutlaka vardır.
Onun karakterinde şu an birini bulsam acilen download
ederim.Virüs taramasından bile geçirmeden tüm dediklerine
"yes,next" der kurarım PC'ye..
Bi defa desteklemediği uygulama yok.
Benim gibi old versionu bile desteklediğine göre anlayın artık.
Konu ne olursa olsun bir şeyler yapmayı teklif et,vereceği cevap
her zaman aynıdır:
-Okey dostum!
-Daha ne bekliyoruz adamım?
(Biraz fazlaca Amerikan filmi izlemişliği vardır da..)
Gittiği yerde maraza çıkarmaz,hiç beğenmese bile konuya
yere uyum sağlar,anın tadını çıkarmaya bakar.
Mızmızlanma,itiraz,ekşi surat ifadesi hayatta göremezsin.
Tek kusuru var,yanında ileriye dönük söylemlerde bulunmayacaksın.
Onları kafasında tutar yeri geldiği an devreye sokar,elinden
kurtulamazsın.
Kafanı kibarca didik didik eder.

Geçen yaz..
Sıcaklardan daralıp yağmuru özlediğim bir vakitte "şu yağmurlar
başlasa da şemsiye almadan altında gezip tadını çıkarsak" deme
gafletinde bulundum.
Daha doğrusu ben de böyle bir laf ettiğimi o söyleyince hatırladım.

Havaların soğuduğu yağmurların başladığı bir dönem...
Dışarıda yağmur felaket..
Bardaktan boşanırcasına deniyor ya aynen öyle..
Eve kendimi zor attım.
Zili çaldım, kapıyı bu açtı.
Ama tavrı sanki içeri girmemi istemiyor gibi..
Kafasıyla dışarıyı işaret etti.
Anladım da,anlamamazlık gelip "ne?" havasında kafamı salladım.
-Yağmur diyorum..
-Eee..
-Dolaşalım mı?
Zaten kadife bezle kafayı cilalayıp parlatmış gelmişim fingirdiyecek
yer arıyorum,fazla uzatmadım "hadi" dedim.
"Yalnız üst baş değiştirmek yok;aynen böyle çıkıyoruz"
Hemen atladı.
Bir saate yakın hedef gözetmeden orda burda yürüdük.
Öpülmüş sıpaya döndük sonuçta..
Donumuza kadar ıslandık.
Ama değdi.
En çok hoşuma giden de yüzündeki mutluluk ifadesi..
İlle de yakınım olması gerekmiyor;beni en çok mutlu eden
şeydir birinin yüzünde öyle bir fade görmek.
Sebebinin benim olup olmamam hiç önemli değil.
Karamsar,her boka burun kıvıran,bir türlü bir şey beğenmeyen,
her şeye bahane bulan tiplerden bıktığımdan mıdır nedir bilmem..
Ufak tefek şeylerden mutlu olan insanlara ayrıca sempatim
var işte..
Neyse,sonuçta anası kibarca "çocuk bakımı ve sağlığı" konulu
brifing vermeye yeltendiyse de karşısında bunu sallayacak adam
olmadığını bildiğinden Aydın havası yapıp vazgeçti.
"Bilgilendirme çalışması" teşebbüs seviyesinde kaldı yani..
Gerçi sonradan ben de korkmadım değil.
Acaba süreyi abarttım mı diye ama Allahtan ertesi günü baktım
asayiş berkemal..
Uzatmayalım,bu tür konularla ilgili belki bir dizi hazırlarım da
vatandaş da yararlanır.
...
Fotoğraftan ve çakma twitterdan anlaşılacağı üzere bugün
yine partnerimle denizdeydik.
Gidemeyen üzülmesin.
Sıcak bir taraftan,denizin soğukluğu diğer taraftan,zevksiz mi
zevksiz bir gündü.
Ufaklık olmasa çekilecek gibi değildi.
Yani imrenilecek bir tarafı yoktu...
Yarın diyorum,bir daha kontrol edeyim de..
Olumlu bir gelişme olursa haber ederim.

9 yorum:

Dolphinblue dedi ki...

bu eylül kişisi bana birini hatırlattı! hey allam kimdi o ya? kimdi? kimdiiii ahaaaaaaaaaaaaaaaa buldum! aynı benim çocukluğum! :P ota boka gülen, mutlu olan cıvıltısından insanın başına ağrı girdirten şikayet etmeyi çok fazla beceremeyen bir çocuktum... sevgi böcüğüydüm yani ;)

hocam bu kızları doğuran anneleri varya... bi kerede ona dair romantik olmasa bile ona yakın birşey olan bir anınızı okusakta gözümüz açık gitmeden göç etsek bu dünyadan he ne dersiniz? ;)))

Gergin dedi ki...

Dolphin;Anasına küstüm.
Barışırsam belki yazarım..:))

Adsız dedi ki...

öyle bir yağmurda..
olduğu gibi tişörtlü eşofmanlı çocuğu kapıp parka indirmiştim..
3 yaşında idi..
yerdeki su birikintilerinde zıplamıştık..
ıslanacağız diye korkacak değildik ya..
tepeden tırnağa islakken..=)

öyle mutlu insanlar beni de aydınlatır..
dı..
şu aralar mutlu musunuz ?? niye diye sormak istiyorum =P..

ama keyifli insanlar farklı..
onlar mutsuzken bile.. keyifli olabilenlerdir..
bak onlara bulaşmıyorum... mikrofon da tutasım gelmiyor..

eylül kişisi.. ileriye dönük konuları unutmaz dediniz ya..
bak işte o modeli biliyorum..
ama geçmişe dönük çetele tutacağına ileriye dönük tutsun.. ne güzel deyip geçiyorum..

eylül kişisine selam ..
size de..
e yarasın keyifli gününüz.. der...

atalet..

SN: bi de şu kadife bezle cilalayıp parlatmalı cümle vardı..
onu bi açıklasanız =)

Çağlar dedi ki...

SN'ye cevap:
Alkollüyüm diyor.

Gergin dedi ki...

Atalet;
O su birikintilerinde bu sıpayla
ben de zıpladım.
Asıl konu o değil diye
yazmamıştım.
Gerçekten de zevklidir.

Bu aralar mutlu muyum?
Pek değil.
Zaten benim gibi tipler
kendini mutsuz edecek bir
şeyler bulur.
Bulamazsa da icat eder.:))

Mutluluk çıtasını yüksekte
tutarsan,beklentilerin çoksa
ve de karşılanma ihtimali
zayıfsa her zaman sonuç mutsuzluktur.
Neyse bu uzun mevzu..:))

Sorunun cevabını sağolsun
Çağlar vemiş.
Durmadan "İki tek attım"
demekten sıkıldım da..

Çağlar;
Sevgili tercümanım.
Sağol:))

Adsız dedi ki...

hmmm...
bulaşıcı mı ki.. =P
bi de boru için teşekkür..
soldan 3. yü aldım.. eleman borusuz kaldı biline.. =P

atalet

Gergin dedi ki...

Atalet;
Bulaşıcı değil;kişiye özel bir
durum çünkü..:))

Ayrıca elemanı merak etme..
Eline tutuşturacak bir şey
bulurum ben..:))

Ada dedi ki...

Eylül kişisi her eve lazım :)
Şanslısın hocam..

Gergin dedi ki...

Ada;şanlı olabilmem
için aynısının büyüğünü
bulmam lazım..
Ki o da zor ötesi..:))

(Abarttım mı?)