17 Mayıs 2009 Pazar

Facebook'un booktan uygulamaları..

Dönem,Aysun Kayacı başta olmak üzere ünlülerin her fırsatta
facebook adını cümle içinde kullandıkları," adamı ignor ettim
(hadım ettim der gibi);dilaytladım" filan diye saçma sapan
konuştukları bir dönem.
O aralar bi feysbuk lafıdır gidiyor...
Nereye gitsem feysbuk...
Dur dedim yahu;bi de ben gireyim şuraya,bakalım nasıl
bişey.
İncelerim,sonra blogda da dalga geçerim.
Gittim ben de yazıldım feyse...
Parolamı şifremi yazıp daldım..
Zannediyorum ki ortalık film galası gibi artist dolu.
En başta da Aysun...
Kapıda o kenarları dikişli gibi duran dudaklarıyla gülerek
beni karşılayacak.
Aklımsıra ben de "sen de kimsin yavrum" havalarında
ilgilenmemiş gibi yapıp karizmasını çizeceğim.
Tabi sonuç hayal kırıklığı;bırak Aysun'u,birine mi baktın
diyen bile çıkmadı.
Ortalık bomboş,in cin yok.
Kapısız penceresiz hücre gibi bir yer.
Bir tane "arkadaş bulucu" diye bir şey koymuşlar;sanırım
sinemalardaki teşrifatçı gibi bişey.Elinde el feneri milletin
gözünün içine ışığı tutup "bu mu bu mu" diye bana adam
gösterecek.
Erkeklere baksam zaten kendi kazmalığımdan bıkmışım,
napıcam elalemin kazmasını.E kadın desen abisi mi var,
babası mı var,kocası mı var belli değil;durduk yerde al
başına belayı..
"Kimi kimsesi yok" diye bir seçenek olsa hadi neyse..
Zaten birileriyle görüşmeye hevesli de değilim.
Çaresiz döndüm geriye..
Ama yine de merakımı yenemeyip arada bir bakmaya devam
ediyorum.
Bakalım beni bulan olacak mı..
Günler gelip geçti ancak ne gelen var ne giden.
Önceleri kimsenin aramamasını umursamıyordum ama
gün geçtikçe canım sıkılmaya başladı.
Hiç mi ilkokul arkadaşım yoktu benim?
Yoksa doğrudan orta okuldan mı başlamıştım?
(Gerçi o kadar akıllı olsam şimdi bu PC'nin başında bu yazıyı
yazıyor olur muydum,o da ayrı konu.)
"Yahu bu kadar mı sevimsiz bi şey miydim ben" diye düşündüm.
Sınıflar tek kişilik filan olmasındı sakın?
Öyle ya, ilaç için bir kişi bile aramaz mı adamı?
Neyse sonunda mesele anlaşıldı;yazılırken blog açar gibi
nick kullanmışım.
Ne bilsin elalem benim nikimi tikimi de arasın...
Amaan boş derdim bıraktım işin peşini.
Evvelden feys mi vardı sanki..
Saldım ipin ucunu..
Artık feyse girmeyi filan bıraktım,hatta unuttum bile..
Derken bir gün bir e-kutu'ma mesaj geldi.
Baktım,birisi beni arkadaş olarak eklemiş..
Blog camiasından bi arkadaş.
Nerden aklına esip de aradıysa artık;aramış bulmuş...
İşte o andan itibaren feys maceram başlamış oldu..
...
Bir gün bakıyorum arkadaş bira göndermiş,hemen ayağa
kalkıyorum kafam hafif yana yatık el göğsümün üzerinde,
mahcup bir şekilde "eyvallah zahmet oldu" havaları yapıyorum.
Karşılığında "sen de hanfendiye bi ufak sarıver" diyorum,sonra
o bi vampir gönderiyor ben de ayıp olmasın altta kalmayalım diye
iki vampir gönderiyorum,çiçek börtü böcek derken öyle eğlenip
gidiyoruz.
Bu arada söylemeyi unuttum,feysin dili İngilizce..
Günlerden bir gün baktım beni "hug me" yapmış.
Ne dediğini anlamadığımdan acaba kötü bişey mi diye endişeye
kapıldım.
Başladım sözlük karıştırmaya..
Yarım doktor candan,yarım hoca dinden eder hesabı yarım
lisan da bizi arkadaştan etmesin diye titizleniyorum.
Çünkü lafı yalış değerlendirip abuk subuk cevap verme tehlikesi var.
Ondan sonra düzelteceğim diye uğraş dur.
Allah'tan bir müddet sonra tarzan Türkçesi devreye girdi.
İşte bu feysin ne mal olduğunu anca o zaman anladım.
Dili değiştirip ana sayfaya döndüğümde bir de ne göreyim?
"Lan bu herifin dil mil bildiği yok.Sayfayı Türkçe yapmış hıyar!"
-Hay çenen sıkılsın inşallah!
Teneşirlere gelesice!
Ulan sana ne benim ne yaptığımdan?
Bilirim bilmem.
Hem belki aşırı milliyetçiyim,ne belli?
Belki bir sürü dil biliyorum diye hava yapıtıydım;ne
biliyorsun?

Meğer daha başıma gelecek varmış da haberim yokmuş.
Bir başka gün yine bir mesaj..
Gel şu delikten bi bak kendini saklayanları bi gör.
Allah Allaaaah..
"Ulan ortalıkta alacaklı filan mı var da adam saklansın" diyorum..
Yine de ısrarla gel bi bak diyor.
Peki dedim baktım.
Anacıııım!..
Herkes bi budak deliğinin arkasına geçmiş birbirlerine bakıyor.
Feysin tavrı ise yine aynı.
Sen daha ana sayfaya dönmeden o hemen seni gammazlamış bile..
"Gergin budak deliği uygulamasını kullanarak saklanan herkesi görüyor"

Uygulamanın ardı arkası kesilmiyor..
Başka bir gün bu defa "profiline kimler bakmış" hikayesi çıkmış.
Emin değilim ama galiba şimdilerde o uygulama yok...
Neyse..
İşi bilmediğimden profilimin herkese açık olduğunu zannediyorum.
O yüzden de ilgimi çekti.
Gerçi benim merakım kimler bakmıştan çok,acaba bakan oldu mu?
şeklindeydi.
Bu biraz şeye benzer..
Hani bir yerlerde kız arkadaşına rastlarsın da yanında da güzelce
başka bir kız olur.
Sen de o kıza kendini göstermek için hemen yanlarına gider
sırıtık sırıtık zevzeklenirsin de..
Tekrar kız arkadaşını görür görmez ekolu biçimde sorarsın ya..:
- "Beni sordu mu?Beni sordu mu?" diye..
Bu da işte öyle bir şey.
E haksız mıyım canım!
Senin profiline durup dururken niye baksınlar ki?..
Demek ki ilgilerini çekmişsin..
Ancak uygulama yine kişiye özel değil..
Senin baktığını da karşı tarafa yine ispiyonluyor..

"Şu bıyıklı var ya..Şu ayağında çocuk mezarı gibi çizmesi olan.
İşte o..Gece saat 2 miydi neydi geldi herşeylerine baktı.Hatta bi
ara fotoğrafalara takıldı.Elini çenesine koydu ööleee baktı durdu.
Kafa iyi miydi neydi bir ara çenesi elinden bi kaydı..
Küt!
Burun klavyede.."
Hay ben senin yedi ceddini!....
...
Önceleri Facebook'u arabulucu,çöpçatan gibi düşünürdüm.
Meğer aynı zamanda ara bozucuymuş.

Mesela;iki kız arkadaşın fotoğrafını önüne getirip soruyor:
-Hangisi güzel?
Adım gibi biliyorum ne desem anında ötekine yetiştirecek.
"Valla benden duymuş olma da..Gergin Ayşe'ye sen daha
güzelsin dedi."

Hadi bu neyse de..
Diyelim ki kızların ikisi de çirkin.
Ne diyeyim şimdi ben?
-Lan neresi güzel bunların.
-"Al birini vur ötekine..Kıçıma kaş göz yapsam bunlardan
güzel olur" diyecek halim yok ya..
Mecburen suya sabuna dokunmayan bi cevap vermem lazım.
-Bunların yüreği güzel azizim" diye bir seçenek de yok.
İlle de maraza çıkaracak bir şık seçmen gerek.
Kararsızım desen yutmazlar,çünkü aynı numarayı onlar da
yaptıklarından yemezler.

Bu arada benim için de anket yapılmış.
Soru şu:
"Gergin sence atletik midir?"
Soruyu görünce merak ettim tabii..
Bakalım ne demişler diye gittim bi ton soru çözüp
para/puan kazanıp geldim.
Merakla açtım cevapları.
Sonuç:Kararsız..
Anlattığım nedenlerden dolayı canım sıkıldı tabii..
Halbuki İnternet Mahir'e nispet yaparcasına boydan fotomu
da koymuştum.
Sülün gibi adamı görsünler de,kimle dans ettiklerini anlasınlar
diye..
Gerçi benim foto slip mayolu değildi ama olsun..
Buna rağmen kararsız kalmış sevgili arkadaşım.
(Bir kenara notumu aldım haberin olsun)

Avatarı balık etli bir arkadaş da "Gergin seni kıskanıyor mudur"
sorusuna evet demiş.
Dedik ya bu feys ara bozmaya meraklı diye...
Elimi belime koyup şarlayasım geldi:
-Hanım hanıııımmm!Neyini kıskanacakmışım ben senin?
Tipse tip!Karizmaysa karizma..(Biraz eski versiyon o kadar)
Hem beni online people'da kimler şaaptı da ben şeyetmedim!

Bak durup dururken yine sinirlerim ayağa kalktı.
Şeytan diyor sen de şu feyse bi "uygulama" yap!
Neyyssee..





ÇOK ÖNEMLİ: Yukarıda "Diyelim ki kızların ikisi de çirkin" le başlayan
paragrafta kasdedilen kişilerin arkadaşlarımla uzaktan yakından ilişkisi
yoktur.
Çünkü onların hepsi de güzel.
Bu vesile ile Allah kendilerine hayırlısından birer açcı nasibetsin diyorum.
Belki aşçı istemeyen de vardır;en iyisi şöyle söyleyeyim:
-Allah gönüllerine göre versin.
(Sanırım toparladık vaziyeti:))


Not 1:
Aşçıyla yamağın linki aynı.
Nasıl olsa ustası ona okur bi de onla uğraşamam.)
Not 2:Yazı sıpa kuyruğu gibi uzadığından devamı
daha sonra.


7 yorum:

Şarküteri dedi ki...

Uygulamalardan özenle kaçınıyorum abi. Uygulamayı kabul ettiğin anda kişisel bilgilerine, arkadaş listesine falan ulaşma hakkı vermiş oluyorsun. Zaten bunların hepsini feysbuk hazretlerine ücretsiz sunuyoruz bari başka üçüncü şahısların eline geçmesin, diyorum. Bi de çoğu uygulama yalan geliyor bana.. Profiline kim bakmış??? Kim baktıysa bakmış! Bir bayan arkadaş 10 defa gelip fotoğraflarıma bakmış diye ona evlenme mi teklif edecem?

Blogcu feysbukçular arasında nik kullanan bir siz varsınız bi de "sambadi" diye bir arkadaş... Hani şu kader mahkumu, demir parmaklıkların arasından bakan kızcağız. Görmüşsünüzdür mutlaka.

Yazınız aklıma "gergin" adlı kullanıcıdan aldığım bir feysbuk uygulama çağrısını hatırlattı. Üşenmedim buldum. 13 Mayıs, saat 09.45' te gelmiş (bu muhtemelen benim saatim) Diyor ki:

Gergin Asabi "YEC evlilik programlarini izliyor mudur?" sorusuna cevap verdi! Cevabini gormek icin BURAYI tiklayiniz.

Abi çok merak ettim ne dedin? Ben uygulamaları onaylamaya tırstığım için gidip bakamadım. Ama içim içimi yedi.

Gergin dedi ki...

YEC;
Şu "içim içimi yedi" lafına
çok güldüm.Aslında gülünecek
bir şey yok da,kendimi düşününce..
Yani şu:"İçi içini yiyen adam"
konusunda kendimi tek geçerim.
Seni benden iyi kimse
anlayamaz.:)
Zaten o uygulamayı da o iki
sorunun cevabını merak
ettiğimden kullandım.

Gelelim cevaba..
İnan şu an hatırlamıyorum.
Sanki "hayır" cevabı daha
baskın gibi.Ama izlemiş
olabileceğini de göz ardı
etmedim.
Meraklı olduğundan değil de
malzeme toplama açısından.
En iyisi "İş icabı" diyelim biz buna..:))
Gelen soruların içinde en
zarsız olanlarındandı ama
yine de gördüğün gibi ince
hesap yaptım.:))

O kader mahkumunu iyi tanırım.:))
O kendi gerekçesini kendi
söylesin de,benim feyse giriş
nedenim aynen yazıda anlattığım gibi.
Ne eksik ne fazla.
O yüzden de gerçek adımı kullanmadım.
Bir ara doğrusunu yazsam mı
diye düşündüm ama vazgeçtim.
Açıkçası kıçının benine kadar
bildiğim insanlarla bir de
burada uğraşmak istemiyorum.
Böyle gayet güzel..
Ortam havadar,ferah..:))
Vaziyetten mutluyum yani..

Bir de o uygulamaların daha
doğrusu davetlerin hepsi
palavra..
En basiti şu ana kadar
istisnasız bütün arkadaşlarım
beni pokere davet etti.
Hadi erkekleri anladık da..
Ya kızlar?
Yani niyet belli..
...
Tatmin olmadığın bir durum
olursa haberim olsun..
Verdiğim cevabı da hatırlamaya
çalışıyorum bu arada..:))

Adsız dedi ki...

feysbuk ayrıca bir silah..
pucca diye bi açık sözlü blogcu hatun var..
gençlerden..
o bir feysbukun.. bir de emesenin nasıl savaş silahı olaraka kullanıldığını anlatmıştı..
eskiden mahallede yaptıklarımızın..şimdi sanalda yapılması..
nispet.. flört.. merak giderme.. gösteriş.. eksibisyonizm.. kız tavlama.. erkek avlama.. kocayı kontrol.. ne dilersen var..
her imkanı veriyor..

da..

ben profil tanımınıza takıldım..
nasıl doğru yazmışım da sizi.. ne zaman ne nedenle yazdığımı hatırlamıyorum ama..
keşke bu öngörüye.. gerçek yaşamımdakiler için de sahip olsaydım..
dedim..

sanalda gözü açık.. gerçek yaşamda kör.. atalet....

Gergin dedi ki...

Atalet;

Gerçek yaşamda kör olduğunu
hiç sanmıyorum.
Büyük ihtimalle yanılgıya,
insalara olumlu yönleriyle
bakmaya çalışmak vs.gibi
tamamen insani şeyler neden
olmuştur veya oluyordur.
Yüz yüze kanlı canlı görüşmek
farklı.Etkilemek,etkilenmek
daha kolay.
O da gerçeğin görülmesini
engelleyebilir.
Sanki bile bile kandırılmak
daha kolay..

Da..

Ben de hakkımdaki fikrini keskinleştiren şey ne,onu
merak ettim.

O yorum ne için yazılmıştı
ben de hatırlayamadım.
Ben bi bakiim..:))

Çağlar dedi ki...

Şimdi efendim ben bir iki fikir belirtmek istiyorum ufaktan. Ama başlamadan söyleyeyim, alkollü değilim.

Bi kere Yec'e katılmaktayım uygulama işlerinde. Çekinik davranıyorum. Bi noktadan sonra uygulamaları onaylamamak olağanlaşıyor, kafan da takılmayınca rahatlıyorsun.

Asıl diyeceğim şu ki, ben seni takdir ediyorum abi(... diyeceğim ama küçük büyüğü takdir etmez, edemez. Terbiyesizlik yapmak istemiyorum) Tabii başka da bir fiil bulamadım. Gıpta ile izliyorum desem, o da tam ifade edemiyor. Ben en iyisi gerekçe belirteyim, adını siz koyunuz. Nerede ise hepimizden daha çok özen gösteriyorsun sanal dünyaya. Tanımlarını, tespitlerini, değerlendirmelerini yaparken bu sanallığın verdiği (yine, nerede ise hepimizde olan) vurdumduymazlık sende yok abi. Sakinsin, yavaşsın, ajite değilsin, özenlisin, -nasıl ifade edilir bilmiyorum ama- tepkisel değilsin. Yani dan dun girmiyorsun. Ölçüp biçerek hareket ediyorsun. Bu yazı ve yorumlara verdiğin cevaplar yine bunları düşündürdü bana, demeden geçmeyeyim dedim.
Saygılar.

Gergin dedi ki...

Çağlar;
Sana her şey serbest.
İster takdir edersin ister
yerersin.
Hiç sorun değil.:))

Evet;elimden geldiğince bu
konularda dikkatli
olmaya çalışıyorum.
Yalnız..
O söylediklerin etrafımda
benim hareketlerimden dolayı
zarar görecek insanlar varsa geçerli.
Doğacak sonuçlar sadece beni
ilgilendiriyorsa alabildiğine
savruk davranırım.
Kafamı yormam.
Çıkacak sonuca göre "bakarız"
der geçerim.
İnce hesaba girmem yani..

Bu arada sana "moral kaynağım"
diyebilir miyim?
:))

Çağlar dedi ki...

de abi, görevimiz :)