29 Mayıs 2009 Cuma

Tatil planım



Öncelikle bir kısım "Fesat Fatma"lar için belirteyim,yarın
ve de Pazar günü "denize gittim çimdim,arkasından da
iki tek attım,bira içtim" veya "oralara buralara gittim"
türünden bir aktivite içinde olmayacağım.
Yani fesatlığa gerenk yok.
Niyetim iki gün boyunca ayağımı uzatıp evde film izlemek.

Bu bloğa geldiğimden beri bir şey dikkatimi çekiyor.
O da herkesin profilinin filmlerle,kitaplarla vs. dolu oluşu.
Benimki ise garibanın buzdolabı gibi.
İçinde savaş gazisi gibi kafası bandajlı sıçanlar dolaşıyor.
Haliyle insanın zoruna gidiyor bu durum.
Gerçi ben de film izliyorum ama isimlerini bilmiyorum.
Bir de benim izlediğim filmlerde bi tuhaflık var.
Pek öyle uzun cümlelerle konuşma olmuyor mesela..
Çoğunlukla "aah" "oohh" "nayn nayn" yada "ya ya"
"yes yes" " fak fak" gibi bölük pörçük kelimeler oluyor..

Toplasan yekününden eli ayağı düzgün bir cümle çıkmaz.
Bir de bitmek tükenmek bilmeyen bir aksiyon.
İnsanın gözü kaşı kararıyor.
Ve de bu aksiyon esnasında silah yerine garip aparatlar
kullanılıyor.
Daha doğrusu bir tane aparat var da,iki kişi ortaklaşa
kullanıyor.
Ama sen çok kullandın ben az kullandım diye maraza çıkmıyor.
Hatta iyi oluyor manasına "ohh ohh" deyip duruyor ötekisi.
Yalnız bu aparatlar sık sık bozuluyor mu yoksa arada bir
ayar vermek mi gerekiyor bilmiyorum,diğeri yetkili servis gibi
hemen olaya el koyuyor,epey bi uğraştıktan sonra tekrar çalışır
vaziyete getiyor,arkasından aksiyon kaldığı yerden devam ediyor.

Bir de bu filmleri ne zaman izlesem dejavu yaşıyorum.
"Lan sanki ben bunu daha evvel izlemiştim" diyorum.
O yüzden kendi tarzımın dışına çıkıp Atilla Dorsay'a ya da
Ali Hakan'a fikir danışmaya karar vermiştim ama birinin
tavsiyeleri tatil günü çekilmez;diğeri ukalalığından film
beğenmez,yanlış yönlendirir..
Ben de o yüzden kulağıma çalınan,milletin sıkça lafını ettiği filmleri
izlemeye karar verdim.
Hem bir toplulukta lafı geçse avanak avanak bakacağıma edecek
bir çift lafım olur.
Planım şöyle:
İlk iş "ıssız adam"ı izleyip bir iki meze tarifi almak.
Hem inadımdan hem de Ayla Dikmen'in şarkısını bünyem
kaldıramayabilir diye korkumdan izlemeyip sallamıştım.
Ayrıca "yemek yapan erkek" modelini başımıza bela ettiğinden,
içinde "ana avrat ve de sülale"kelimeleri geçen veciz sözler söyler
bahaneyle rahatlarım.
...
Önce aklımda gözleme yapmak vardı ama her zaman söylediğim
gibi üzerimde o tür işleri yapacak organ barındırmadığımdan
vazgeçtim.
Hem elime tipime de yakışmaz.
Hani deveye sormuşlar "mesleğin ne?" diye de..
O da "terzi" deyince "ne de yakışır haspaya" demişler ya..
Benim ki de o hesap işte..
Devenin dikiş dikmesi gibi bir şey olur herhalde..

Neyse.."Issız dürzü"nün katkılarıyla nevalemi düzdükten sonra
"Erkekler ne söyler kadınlar ne anlar"ı izlemek istiyorum.
Bakalım kadın kısmı bizim lafları hakikaten kulaklarıyla mı
dinliyor yoksa kullandıkları başka bir techizat var mı?
Bizim laflar o zarif kulaklardan geçip beyne ulaşıncaya kadar
nasıl bir evrim geçiriyor,meraktayım..
Acaba "ben derim İstanbul boğazı,sen anlarsın yandı gözümün ağzı"
türünden kulaktan kulağa oyunu gibi bişey mi,yoksa bu işte kasıt
filan mı var?
Öyle ya..
Bu kadar iletişim kabızlığının bir nedeni olmalı..
Daha sonra da Benjamim Button'un tuhaf hikayesi ve de Melekler
ve Şeytanlar var sırada..
Araya benim filmlerden de bir iki parça attım mı...
Daha ne olsun..
Bu arada film önerisi olan varsa yazsın,sevinirim.
Nasıl olsa hafta sonunu sanata adamayı kafaya koydum.

Kısacası,buralardayım..
Canı sıkılan olursa beklerim..

8 yorum:

Dolphinblue dedi ki...

hocam yarın benim yeğenin pipisi kesilecek. hastaneye onlarla gidip fotoğraf çekme işi bana devredildi :) kesilirken değil tabii. öncesi ve sonrasında. eve gelcek onun için hazırlanan yatakta, onun için gelen misafirlerle v.s. v.s. pazar günü yeni zelanda'lı bir arkadaşla buluşucam. o benle 1 saat türkçe konuşup yırtacak kendini bende onla 1 saat ingilizce konuşarak paralıycam kendimi. anlaşmamız böyle. yalnız bu adamın bir kaç yıl önce benden hoşlanmışlığı vardı umarım devam etmiyordur görünce duygusal anlamda hiç bir şey ifade etmiyor çünkü... görüyorsunuz ki çok sıkıcı bir hafta sonu beni bekliyor :)

ıssız adam sizi bozar gibi geliyor :) erkekler ne söyler kadınlar ne anlar'ı tavsiye ederim. seyrederken kasmıyor çünkü. benjamin button'u mutlaka seyretmelisiniz :) ben çok beğenmiştim izlediğimde. milyoner filminide tavsiye ederim. birde milk çıkmıştı ama sinemaya gidip seyretme fırsatım olmamıştı hiç. onu merak ediyorum... dvdsini alıp seyredicem artık... çoluk çocuk anne baba bir arada yaşarken nasıl içi fak sözcükleriyle dolu bilimsel filmler seyredebiliyorsunuz diye sormuyorum hiç :P

Gergin dedi ki...

Dolphin;
İşin zor görünüyor.:))

Milk'in pek işe yarar bir film olmadığı söyleniyor.
Hatta Sean Pen'in bu rolü kabul
etmiş olması şaşırtıcı geliyor.
Eşcinsellikle alakalı bir konusu
var bildiğim kadarıyla.
Ancak göz atmakta yarar var.
İzleyince bilgi veririm.

İzlediğim filmlere gelince..
İşin gırgırında olduğumu
anlamaman imkansız.:))

gül dedi ki...

canım sıkılmıştı geziyordum gece 3 uğradım:))
İmrendim insanın zamanını kendi düzenlemesii ne güzel,
valla sefanızı olsun gergin hocam:))

ıssız vatandaş bana biraz entellektüel damar gibi geldi sizi bu konuda ön yargılı yapmak istemem ama fikrimide söyleyim istedim:)))
iyi eğlenceler iyi seyiler..

Gergin dedi ki...

Gül;
Yahu siz de ne yaparsam
yapayım fesatlanacak bir
şey buluyorsunuz.
Kimse rahatsız olmasın diye
paşa paşa evde oturmaya karar
verdim yine işe yaramadı..:))

Aslında ıssız adamın ilk on
dakikasını izledim ben.
Ama gördüğüm,Türk filmleri
cephesinde değişen bir şey yok.
Yine uçuk bir konu,yine
Amerikan filmlerinin taklidi
sahneler.
Zaten filmin başında süslenip
püslendikten sonra aynaya ateş
edermiş havası yapınca benim
için film bitti.
Ama inat ettim yine de sonuna
kadar izleyeceğim.
Sırf lafı geçtiğinde kafa bulmak
için..:))

Adsız dedi ki...

neden bilmem ama..
neylerse güzel eyler diyesim geldi... =)

atalet....

Gergin dedi ki...

Atalet;
İstersen kendi yorumuna yorum
altını yine kendin yap.
Ben işin içinden çıkamadım.:))

gül dedi ki...

:)))
demek ben fesatlıktan et tutmuyom anlaşıldı:)))
fesatlık yok hocam ya ben fesatlık ve kıskanclık duygularımı aldırdım yerine imrenme ve hayranlık monte ettirdim:)))
iyi pazarlar olsun :))

Gergin dedi ki...

Gül;
Ne bileyim;"sefanız olsun"
filan deyince sanki imalı gibi
geldi.
Malum;alınganlık kat sayım
yüksek..:))
...
Geç kaldım ama,yine de sana da
iyi pazarlar diliyorum.