11 Haziran 2009 Perşembe

21 Haziran 2009

Adım gibi eminim,bu tarihi okur okumaz ne olduğunu
bilen tek kişi bile çıkmamıştır.
Ben de bilmiyordum;sabah Google'dan öğrendim.
O gün,babalar günüymüş.

İlginçtir,forumlarda aynen arama yaptığım kelimelerle
başlık açılmış.
Adım attığım her yerde bu konu ile bilgi vardı.
Üşenmedim araştırdım;Google'da babalar günü için iki
milyonun üzerinde sonuç var.
Anneler günü içinse sadece dokuz yüz yetmiş altı.
İlk bakışta bu sayılar yoğun bir ilgiyi işaret ediyor gibi
görünse de alakası yok tabi.
Babalara ait rakamın büyük olmasının nedeni bilgisizlik.
Öyle ya..İnsan bildiği şeyi arama motoruna niye sorsun.
Arama motorları bilmediklerimiz için var.
Hâlâ Haziran ayının kaçıncı günü diye soran var.
Bu bilgilerden benim çıkardığım ve de zaten malum sonuç:
"Babalar günününü ipleyen yok."

Geçen yıl blogları dolaştığımda bu günle ilgili herhangi bir
yazı görememiş,işe yaramayacağını bile bile "yahu hiç olmazsa
içinde baba kelimesi geçen bir cümle bari kurun;
mıçarım babanın şarap çanağına deseniz ona bile razıyız"
demiştim.
Aynen tahmin ettiğim gibi oldu,bir kişi hariç ilgilenen olmadı.
Anladığım kadarıyla gelin olurken herkes çeyiziyle birlikte çocuğu
da anasının evinden getirmişti...
Bu duruma göre de doğal olarak erkek kısmının böyle
müstesna(!) bir günde "baba" lara gelmesi kaçınılmazdı.

Erkeklerin kaderi bu maalesef..
Aynen sinemanın kamera önünde görünmeyen kahramanları gibi..
Yani set işçisi,teknisyen,ışıkçı,sesçi gibi..
Hani film biter cast yazar da, filmde emeği geçenlerin adları
kaymaya başlar ya...
O aralarda bir yerlerde senin de adın geçecektir ama onu gören
olmayacaktır.
Çünkü o ara millet kalabalığa karışmamak,bir an önce dışarı
çıkmak için tasını tarağını toplamakla meşguldür;perdeye bakan
olmaz.
İşte babalara gösterilen ilgi de aynen o kadardır.

Peki bu yazıyı niye yazdım?
Çünkü daha önümüzde on gün var.
O sürede birkaç kişi bu yazıyı okur da imana gelirse,o sayede
bir iki erkeğin mutlu olmasına vesile olabilirim diye.
Yanlış anlaşılmasın,kendim için bir şey istiyorsam namerdim.
Zaten bana hediye alınmasından hiç hoşlanmam.
Çünkü birinden hediye almak demek,onun esiri olmak demek.
Boynuna atılmış ilmek demek.
Hediyeveren tarafından sürekli göz hapsinde tutulmak demek.
Beğenmesen bile beğenmiş taklidi yapman demek.
O hediyeyi kullansan da kullanmasan da sebebini izah etmen
demek.
Hediyeveren'in soran gözlerle bakmasına katlanmak demek..
Demek,demek,demek işte..
Say say bitmez.

Son söz:
Eğer anneler günü hoşunuza gidiyor ve her zaman kutlamak
istiyorsanız babaları ihmal etmeyin,onları küstürmeyin.
Küsüp de sırtlarını dönüp yatmaya başlarsa "anne" diyecek
çocuk bulamazsınız.
Çocuk edinme işi ,çöp tenekesi dibinden sokak kedisi eniği
devşirmeye benzemez.
Benden söylemesi.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

hahaha..
anneler günü yazılarını kim yazıyor.... kadınlar...
birbirlerini kutluyorlar filan.. da bende hiç yok ööle bişi...

e ama babalar günü yazısını neden erkekler yazmıyor.. da bizlerden bekleniyor...yazın yazılarınızı.. birbirinizi kutlayın...
ama madem bu kadar üzülüyorsun ...

söz sana bir babalar günü yazısı armağan etmezsem beni şat çarpsın ..
ama kendimce olacak yazı...
=)
ve asla da arkasını dönebileceklerden korktuğumdan değil...=P
ne olsa demokrasilerde çareler ve olasılıklar tükenmez ve her vatandaş din dil ırk cinsiyet farkı gözetilmeden.. gözetmeden aynı şeyleri yaşayabilir/yaşatabilir.. hakkı vardır.. layıktır...=D

atalet........

Şarküteri dedi ki...

21 Haziran deyince "ben biliyorum en uzun gün" diye atladım. Ama babalar günü aklımın ucundan geçmedi doğrusu. Baba olmasam da en azından "potansiyelim" olduğu için bu konuyu duyurmak ve yaygınlaştırmak için çabalamam yerinde olur. Öncelikle hazır babam da yanımdayken bir güzellik yaparak başlayayım ona... Bir de babalar günü hediyeleri çok kısırdır ya. Kravat, parfüm, traş kolonyası... Daha yaratıcı birşey yok! Bakalım ben ne bulacağım... Şimdiden babalar gününüz kutlu olsun gergin hocam, hatırlatma için teşekkürler...

Gergin dedi ki...

Atalet;
Yazacağına göre sana fazla şey
söylememe gerek yok.Yorum altı
yazacağım derken hata yapmak
istemem..:))


YEC;
Gözün aydın..:))
Yap bi güzellik tabi..
Ama değişik bir şey olsun.
Dediğin gibi hediye konusunda
yaratıcı bir şey yok.
Neden peki?İpleyen yok da ondan.
Hediye satan siteleri dolaştım.
Hediyeler senin dediğin parfüm
vs.gibi abuk sabuk şeyler..
İşe yarayanları da evde herkesin
kullanabileceği türden şeyler.
Yani alıyorsun "baba"ya diye
bir hediye,evde ne kadar adam
varsa hepsi kullanabiliyor.
Çok fonksiyonlu,dolayısıyla da
ekonomik.
Zaten adam bir müddet sonra bakıyor ki sıra kendine gelmiyor,hediye kullanım
haklarını diğerlerine devrediyor.
Kurnaz bu kadın kısmı..
Hem de feci kurnaz.