9 Haziran 2009 Salı

Ederi üç inek..



Ada,bloğunda kıssalı hiseli bir hikaye yayınlamış.
Hani şu bize yaşam dersleri veren,bir anlamda yaşam koçluğu
yapan, iyi insan olmamızı sağlayan hikayelerden..
Merak eden oradan okusun;ben sadece kısa bir özet yapacağım.
...
Hawai'de bizdeki başlık parasına benzer bir sistem varmış ama
ödeme aracı bizimkinden farklıymış.
Para yerine inek kullanılıyormuş..
Gelelim hikayeye..
Hikayedeki adamın bir kaç tane kızı var ama bizi ilgilendireni
büyük ve tipsiz olanı.
Nedense bu tür hikayelerde kabak hep büyük kızların başında
patlar ya..
Burada da böyle olmuş.
Adam diğer kızları için on inek değer biçerken bu kızı için
kampanya yapıp 3 inek değer biçmiş.
Hatta ödeme anında kasa indirimi yapıp bir ineğe vermeye
kadar götürmüş işi.
Uzatmayalım günlerden birgün adamın birisi bu kıza
talip olmuş;üstelik de değerinin dört katı inek vererek.
İnsanın "ya adamda kafa yok,ya da ineği çok" diyesi geliyor.
Neyse işi fazla sulandırmayalım,neticede bunlar evlenip
balayına çıkmışlar...
Bu arada Hawai'de balayı bir yıl filan sürermiş.
Ancak çiftimize bir yıl yetmemiş,iki yıl balayı yapmışlar.
Döndüklerinde ise kızımızı kimseler tanıyamamış.
O sürede kız bi güzelleşmiş bi güzelleşmiş;olmuş mu sana
Monica Belluci?
Yeme de yanında yat yani!
(Canım adam o kadar da hıyar değildir,yatmıştır zahir..)

Hikayeyi okurken tam burasında aklıma Amerikan arabaları geldi.
Benim de vardı bir tane de oradan biliyorum.
Önce dökülmüş bir Amerikan arabası bulursun,ondan sonra
başlarsın tek tek orjinal parçalarını alıp arabayı yeniden inşaa
etmeye..
Bu işleme "araba toplama" denir.
Toplama işlemi sonrasında da pırıl pırıl göreni imrendirecek
bir araba çıkar ortaya.
Tam,"arabada böyle de bu iş insanda nasıl olur onu pek
çözemedim" diyecektim ki arkasından reçetesi geldi hemen.
Devam..
Meğer işin sırrı şuymuş:
"Johnny (Damadın adı oluyor) 12 inek ödedi, kız 12
ineklik bir kadın haline geldi.
Eşinize veya sevgilinize verdiğiniz değer,ona
kazandırdığınız
değerdir.
Aslında 'doğru adam', 'doğru kadını' inşa eder, 'doğru
kadın' da
'doğru adamı'...

Yaa..Aldım mı ağzımın payını şimdi?
Aklım sıra dalga geçiyorum bir de..
...
Hikayenin sonunda gökten üç elma düşmüş mü,düştüyse
yemişler mi,yoksa reçel mi yapmışlar onu bilen yok.
Zaten bunun önemi de yok.
(Sırf hıyarlık olsun diye yazıyorum.)
...
Ben böyle hikayeleri çok severim;okuyunca çok mutlu olurum.
Sanki inekleri ben vermişim,kızı da ben kapmışım gibi gözlerim
dolu dolu olur,boğazıma yumruk gibi bişey tıkılır yutkunamam..
Bu hikayeyi okuyunca yine böyle oldu.

Peki gerçek bu mu?
Ne gezer..O anlatılanlar hikayelerde..Daha doğrusu masallarda..
Mesela ben..
Her türlü ilişkilerde bırak değeri kadarını elimde mevcut ne kadar
inek varsa önlerine serdim ancak verdiğim ineklerin yarısı kadar
değere bile ulaşanını görmedim.
Yani sonuca baktığımda gördüğüm şey,tam anlamıyla "ineklik"
ettiğim..

Sonuç olarak acizane fikrim şu:
Bir defa değil değeri kadar inek vermek,elindeki ineği de alacaksın.
"Bu kadar da gaddar olma;bir inek bari ver" diyenler olabilir.
E peki..
Yanında da bonus ya da 2,5lt'lik kola şişesine bantlanmış bardak
niyetine ufak bir de dana verelim .
Ama hepi topu o.

Otursun düşünsün:"Yahu değerim beş inek.Verdiği ise 1,5 inek.
Kalan 3,5 ineği neden kesti?"
Bu tiplere yarayan davranış biçimi bu.

Oyanın kadınlar için önerdiği çiçek/su denklemi gibi...
Oya der ya:"Kadın kısmı çiçek gibidir.Ne çok sulayacaksın ne de
susuz bırakacaksın."

İyi güzel de..
Ömrümüz durmadan saksı dibi parmaklamakla mı geçecek?
Valla kimse kusura bakmasın;bu saatten sonra parmağımı toprağa
sokamam.
Sonra tırnağımın içine toprak doluyor,ve de haliyle çok kötü görünüyor.

"İyi de birader sana bişey diyen mi var da kendi kendine atıp tutuyorsun"
diyenler olabilir.
İşte ben de tam o konuya temas edecektim,yazı bitti.
Al işte;yine gerildim!

14 yorum:

oya dedi ki...

geçen sabahlardan birinde
sütlü müslimi kaşıklarkene,
hürriyet gazetesinin ana sayfasında
"bazen sütü keseceksin" diye bir manşet gördüm..
bir elimdeki süt dolu kaseye baktım,
bir de başlığa..
alla alla o ne ola ki diye merakla haberi! okumaya başladım..

"şimdi erkekler de uyandı kardeşim. "Biz bedava süt alıyorsak ineği niye satın alalım?" diyorlar. O yüzden arada süt vermeyi keseceksin. Arada bir görüneceksin, arada bir süt vereceksin, o süte bağımlı hale getireceksin ki onu çektiğin zaman adam 'Allah Allah' diye kalacak böyle."
bkz: http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/11788077.asp

yaaa...
ben bişi demedim valla..
bunu diyen şahış,
monika belluccinin yerli şubesi olduğunu iddia eden
didem erol hanfendi hocam..
kadının bir bildiği var herhalde..

yani böyle uzatıp da sündürüğüm şeyle söylemek istediğim şey şudur ki:
saksı parmaklamak sadece erkek kısmısının işi değil..
aynı durum kadınlar için de geçerli aslında..
tıp kı çiçeğe fazla su vermek gibi,
kadınlar da sütü fazla kaçırırlarsa,
erkeği ellerinden kaçırırlar gibi ;)

gül dedi ki...

geçen gün okumuştum oyanın yazını:)
ama kafam karıştı.
hala doğru kadın, doğru adam ,doğru inek sayısı durumuda noksanlarım var ..:)
bişey diyemeden cıkmıştım:)
doğru ,kime göre ,neye göre..
aha bu doğru adam , alsana bilemem kac tane inek..
ee nerde adam ineklerde gitti bide üstelik ..
hay allah bilemedim ben doğruyu:))
bilen bileyene söylermi acaba,,

gül dedi ki...

özür özür ada arkadastan oya özür,isimleri karıştırdım:)

Adsız dedi ki...

=)..

suyu sütü bilmem..
sihirli denkleme de inanmam..

hayat dersim... yani aldığım öğrendiğim.. benimsediğim...
hedef kişi hoş tutulunca.. güzel yumoş.. keyifli oluyorsa devam
yok şımarıp astığı astık her dediği terslik bişey oluyorsa...
o zaman... kaç...
ama zaman geçirmeden hem de..
ne demiş spinoza..
mutluluk ve mutsuzluk tamamen aşk ile bağlandığın kişinin kaşitesi ile ilgilidir..
=)

atalet....

Adsız dedi ki...

ama şu ay gerildim de çok kıkırdadım.. bilesiniz...

atalet...

Çağlar dedi ki...

valla ben de bu saatten sonra parmağımı toprağa sokamam :)

bitti dedi ki...

biri beni mi andı??
=))

Şarküteri dedi ki...

Ben damat namzetlerinin yerinde olsam bütçemi az zorlar bir inek daha eklerdim. Bu fiyata bir adet küçük kız, bir adet te büyük kız almak mümkün. Küçük kız ile evlenip yuva kurardım. Büyük kızı da motivasyon ve pozitif düşünce kampına alıp üç ayda afrodite çevirdikten sonra 11-12 birim inek fiyatıyla piyasaya arz ederdim. Akıllı mıyım neyim?

Gergin dedi ki...

Oya;
Baştan şunu söyleyeyim,istediğin
kadar lafı sündür.Epey iyi
sündürüyorsun;hakkını vermek
lazım.:))

Durumun kadınlar için de geçerli
olduğu doğru olmakla birlikte
erkekler bu işten daha çok
sıkıntı görüyor.

İlaveten bu yorum aracılığıyla
süt keserek adam terbiye etmeye
çalışan kitleye de bir lafım var:
-Hiç şanslarını zorlamasınlar.
Süt verecek olan çok.
:))


Gül;
Görüyorum ki hakikaten kafan
karışık.:))


Atalet;
"Spinoza" yanlış seçim.
Adam kendini bile doğru dürüst
anlatamamiş ki,lafı yarama merhem
olsun.:))


Çağlar;
Zaten sen kafası çalışan adamsın.
Bu numaralara gelmezsin.
Senin için sıkıntı yok yani.:))


Bitti;
Öyle bir adın varki,seni anmamak
mümkün değil..:))


YEC;
Valla pes derim ben bu yoruma.
Bence yazdığın yorumu bir kere
daha oku.
Okuduysan soru şu:
Yahu kızların etinden sütünden
yününden faydalanmayı hesap
eden bu tüccar kafasıyla,hâlâ
doğru mesleği yaptığına inanıyor
musun?

Valla yatırım yapacak param olsa
sana cazip tekliflerim olurdu inan..:))

Gergin dedi ki...

YEC;
Bir de,galiba geri sayım sona
erdi.
"Gözün aydın" demek lazım..:))

gül dedi ki...

ya evet:))
tekzipe bile tekzip gerekiyor:))
var mı bi öneriniz ?
kafa karışıkken ne yapmalı:))
en iyisi köşeme çekilim susayım geçmesini bekleyim:)

Gergin dedi ki...

Gül;
Önerim olmaz olur mu..
Var tabi de..
Hep aynı lafı söyleye söyleye
sonunda millet beni cebimde rakı
şişesiyle ayyaşlar gibi
dolaştığımı zannedecek..:))

Nasıl?
Ne tavsiye ettiğimi
anlatabildim mi?
:))

gül dedi ki...

:))
cok iyi hemde :))
hemen uygulamaya geciyorum:))
teşekkürler

Gergin dedi ki...

Gül;
Afiyet olsun..:))