7 Haziran 2009 Pazar

Omuzunda ağlanacak erkekler..



Bu sabah blogda temizlik yaptım.
Önceden yazıp da yayınlamaktan vazgeçtiğim yazıları
gözden geçirip güncelliğini kaybetmiş olanlarını sildim.
Bu arada nasıl olmuşsa başka bir blogda okuduğum bir
yazının üzerine ben de bir iki laf etmişim ama devamını
getirip yayınlamamışım.
Okuduğum yazı 3 sene öncesine ait olmasına rağmen hâlâ
güncel,ve güncelliğini de sürdürmeye devam edecek gibi
görünüyor.
Neyse,gelelim yazıya..
Yazının sahibi "stildanışmanı"..

Ayakkabı üzerinden erkek tarifi yapıp aynen şöyle diyor:
"Hani derisi yumuşak, giydiğinizde çok rahat olan
ama asla
favori ayakkabınız olmayan modeller
vardır ya …
Hiçbir zaman sevgilimiz olarak göremeyeceğimiz,
sırlarımızı
paylaşıp omzunda ağladığımız erkekler.
Keşke kıymetlerini bilebilsek."

Orjinali de böylemiydi yoksa ben mi eksik not almışım bilmiyorum.
Ama sanki laf biraz arızalı..
Ama önemli değil;yine de ne demek istediği meydanda.
Aslında burdaki "keşke" lafına bile "işim olmaz" anlamı yüklemiş.
Sadece "yahu bu keriz o kadar yükümüzü çekiyor.Biraz ayıp
oluyor ama elden ne gelir" demeye çalışmış.

Her zaman söylüyorum;kirpikleri unlu elinde ingiliz anahtarı
bozuk musluk sevdalısı adamdan bir numara olmaaaz.
Kadınların keleğine gelmeyin!"Bayılırım ben bu tip adamlara"
lafını yutmayın.
İhtiyaçları için her işten anlayan ucuz,kelepir ve de ekonomik
fahri ustayla,sıkıştıklarında dökülüp rahatlayacakları duygu
amelesi arıyorlar.
Merakı size değil.
Benden söylemesi.
Daha da karışmıyorum bu işlere artık.

Yaptığım alıntıdan çıkarılacak kıssadan hisse ise
aşağıdaki gibidir:
-Bizim bahçeden yemlenip komşunun folluğuna
yumurtlayanlara dikkat!!Keleğe gelmeyelim!
...
"Fotoğraftaki stiletto da neyin nesi" mi?
O benim işte.
Uzatmama gerek yok;anlayan anladı.

15 yorum:

cesetizleri dedi ki...

doğru bir tespit aslında onunkisi.. ahh ahh :))
bazen olabiliyor öyle neden? çünkü o insanlar size aşıktır ya açıkça söylemiştir bunu ya da içine atmıştır ama siz hissedersiniz. sizin bütün kaprislerinize bütün şımarıklıklarınıza, gerginliklerinize her bokunuza tahammül eder. ama iş sevgili olmaya gelince yan çizersiniz çünkü o aslında can yakabilecek biri değildir bu nedenle de sevgili olamaz..!!

Ada dedi ki...

:)))
Evet doğrudur..Seni kayıtsız, şartsız seven, hiç sorun çıkarmayan, her dediğini kabul eden, uyumlu, akıllı, uslu, işi gücü yerinde bir adam yerine gidip
en olmayacak, en arıza kişiye aşık olur gönül. ( ya da ben :p )
Kadın milletine rahat batıyor mu ne!

Fotoğraftaki ayakkabı ile kendini benzetmene koptum :) Güzel ayakkabı ama mesela ben yürüyemem onlarla :)

Gergin dedi ki...

Ces;
Güzel özetlemişsin meseleyi.
Bir de ağzına sağlık derim;
eveleyip gevelemeden konuya net
bir açıklama getirdiğin için.
"Doğruyu söyle,ciğerimi ye"
derler ya..
Aynen öyle.:))

Aslında yorumun en can alıcı
yeri içinde "can yakacak biri
değildir" lafının geçtiği
cümle.

Şaka bir tarafa da bu gerçeğin
ta kendisi.
Peki bu duruma göre kadın için
"şeytan azapta gerek" sonucuna
varabilir miyiz?
Dur ben bu konuya bi eğiliim.
:))
Bu arada sizi burada görmekten
mutlu olduk.:))


olduk.

Gergin dedi ki...

Ada;
Aslında belki de kadın burada
bir çelişki içinde..
Bir yandan anaç tarafıyla
hareket edip çorunu çocuğunu
rahatça büyütebileceği bir ortam
peşinde iken,diğer yandan da
cinsiyetinin vediği dürtülerle
heyecan vadeden tarafa yöneliyor
olabilir.

Belki de adamın çok fonksiyonlu
olması,yani her iki durumu da
becerecek biri olması sorunu
çözebilir de..
O da zor.

Elindeki hamur topağına pat pat
vurarak yamultmaya çalışan biri
ne kadar heyecan verici
olabilir ki?

Ha belki "lan şimdi şu sakar
hamuru düşürüp de ortalığı
batırmasa bari" şeklinde
endişeye dayalı küçük
bir heyecan yaratabilir:))

Not:Farkındaysan kafam yine
kaydı başka tarafa..Az daha
lafın ucu ona çıkacaktı..:))

Çağlar dedi ki...

yazı ve yorumları okudum.
bende uyandırdıklarını düşündüm.
...
hayat zor, daha da başka birşey diyemem ben.

Adsız dedi ki...

=) resimdeki silah olarak kullanılabilir..
smit vessın =P clint istvudunki gibi..=)

de..
o yazıya bakarsan .. yumuşak derili topuksuz rahat ayakkabı üretilmedi daha.. =)

atalet...

gül dedi ki...

günaydın..
Güzel bir hafta başı olsun :))

oya dedi ki...

bilmiyorum..
ben hepsini istiyorum..
ayakkabı rahat olsun..
ama çok yürürsem ayağımı vursun..
sonra çıkarayım o ayakkabıyı eve gidince..
ve ayağıma masaj yapılsın..
gibi..

hem üzerinde ağlanacak,
hem de üzerinde deve güreşi yapılacak bir omuz istiyorum sanırım :))

mümkün değil demeyelim lütfen..
istedikten sonra neden olmasın ki? ;)

Gergin dedi ki...

Çağlar;
Baktın ki yan top,hiç girmeyeyim
daha iyi diyorsun:))

Atalet;
Stiletto silah zaten.
Bildiğim kadarıyla sapı buffalo
boynuzundan yapılmış İtalyan
bıçağı.
Şiş gibi bir şey.
O topuğa benziyor yani

şuradan
bakabilirsin.

Gergin dedi ki...


Gül;
Anladım;
"Hiç bulaşmiim" diyorsun..:))
Peki.
Sana da..


Oya;
Oldu;suyundan da koyalım mı?

"Uzun boylu olsun ama biraz da tıknaz olsun"
Bu mudur yani..

gül dedi ki...

:))
korktum biraz gerginlik var gibi geldi:))
bide şeye takıldım:)
anlayan anladı mesajına,
hani bende alıngalıkta tavan yapmış biri olarak acaba anlamam gereken bişeymi var acaba dedim:))
hani oda bana uzak değil ya yapmısımdır bişey diye düşündüm..
olurda yaparsam bana böle mesaj göndermeyin olurmu direk deyin bilim:))
kara kara düşünmeyim.))
iyi olsun geceniz :)

Şarküteri dedi ki...

Öncelikle erkeğin ayakkabıya benzetilmesi hadisesine takıldım. Erkeği çok "ayağa" düşüren bir yaklaşım. İlla ki bir bayan aksesuarı olacaksa iç çamaşırına benzetilsin. Ne de olsa ikisi de ayrılmıyor onların başından :)

Sonralıkla, bu ruh hali bayana özgü de değil. Erkek te, uysal, kaprizsiz, her daim yanında bulunan o kişiden uzaklaşacaktır. Aşkın doğasında zor olana meyletme yok mu?

Gergin dedi ki...

YEC;
Öyle bir yorum yazmışsın ki yeni
blog konusu..
Gecenin 03:51'nde hem de hijyenik
durumda buna cavap vermek zor.
Aslında zor değil de,biraz
meşakkatli diyelim.
Sadece şunu söyleyip devamını
yarına bırakayım.
"Ayağa düşürmek" kısmı dışında
itiraz ettiğim bir şey yok.
O benzetme bana göre normal.
Sebebi kadın kısmının ayakkabıya
olan merakı.
Haliyle kalite kontrolünü oradan
yapması normal.
Yani burada "ayağa düşmek" ya da
"ayağa düşürülmek" gibi bir
niyet olduğunu sanmıyorum.
...
Bu arada geri sayımda neredeyiz
onu yazsan hatıra olurdu diye düşündüm bir an.
Ayrıca Salsa'nın bu tür işlerde
yatıştırıcı,vaziyeti idare edici
bir yanı olmadığını da görmüş olduk.
O da bir yere kadar canım..:))

Gergin dedi ki...

Gül;
:))
Sen rahat ol.
Seninle ilgili bir sorun yok.
Şu yoruma göre hakikaten de alınganlık tavan yapmış.:))

Tamam;bir terslik olursa doğrudan
söylerim.:))

gül dedi ki...

:)))
olsun, biliyorum aslında da gene bi sondaj yapım dedim di:))