PazarLIK

25

Posted in ,



Mordillo merakımı bilen bilir;hayata pozitif bakan,bunu da
karikatürlerine yansıtan bir adam..
Karikatürlerindeki sıcaklık hoşuma gider.
Adamın gözüne sokarcasına eleştiren bir tarzı yoktur.
Meseleye hafifçe dokunur geçer.
Özellikle kadın/erkek konularında öyle sorunlara parmak
basan,derin mesajlar vermeye çalışan bir karikatürüne rastlamadım.
İçinde kadının ve erkeğin olduğu hemen hemen her karikatürüne
bir de kalp figürü oturtan Mordillo niyeyse bu karikatürde onu
yapmamış.

O yüzden şüpheye düştüm;acaba her zamankinden farklı birşey mi
söylemeye çalışmış diye..

Mesela "Kadının çilesi her yerde aynı...
Adam kıçını devirip keyfine bakacak kadın da ona hizmet edeceğim
diye debelenecek.
Issız ada da olsa bile.." mi demek istemiş..

Yoksa;

"Aferin kadına!Bak ıssız adada bile adamı memnun edeceğim diye
nasıl yırtınıyor.Bravo vallahi,takdir ettim keratayı" mı?

Ben başka alternatif bulamadım da..
Çözemedim yani..


Comments (25)

Bencil erkek eleştirisi hissettim ben.
"Hem uzakta olsun, hem de asgari talepleri yerine getirsin" falan

Çağlar;
Zeki adamın hali başka..:))
Hiç aklıma gelmemişti.
Olmayacak şey de değil hani..

Sevgi.
Sevgiyle yapıyor bana kalırsa kadın yemeği, adam da sevgiyle yiyor.
Adile Naşit ile Münir Özkul onlar :)
yani çooook uzaktalar bize, bugüne.

Başlangıçta iyimser bir yaklaşımla düşündüm fakatt, masadaki
servisin tek kişilik olduğunu farkedince aklıma şöyle birşey geldi: Girişimci kadın yemek satıyor, adam da müşterisi :)

iyi pazarlar...

Sevgi;
"Vay vay vaaay.." diyesim geldi
yorumu okuyunca.
Neden peki?
Şundan:
Meseleye bi özlem bi özlem..
Hatta bi imrenme bi imrenme..

Tabi "sanki" demeyi unutmadan..:))

Ada;
İlginç.

Nelere dikkat ediyorsunuz hayret
bi şey..:))

Mesela ben masada kaç kişilik servis açılmış,hiç dikkat
etmemiştim.

Sadece adamın görüntüsünü ben
de servis yapılmasını bekleyen
müşteri gibi algılamış,ancak
bunun adamın hıyarlığını
vurgulamak için olabileceğini düşünmüştüm.
İhtimal yani..

Aslında senin söylediklerini
destekleyen bir şey var
karikatürde..
O da şu:
Mordillo alıştığımız kadarıyla
işin içine sevgi,aşk sokacak
olsa en azından ocaktan çıkan
buharı kalp gibi çizebilirdi
sanki..
:)

hahaha ben ada gibi düşündüm..
direkt adam kadının pansiyoneri diye düşündüm..
=P

atalet..

Denizin ortasında müşteri-satıcı ilişkisi olma ihtimali biraz düşük geldi bana. Sonuçta ıssız adada paranın ne kıymeti var? Bu karikatür olsa olsa kadın erkek ilişkilerine gönderme yapıyordur. Aralarında bir ilişki olduğunu düşündüren şey "tek kayık"

Her iki karakterin de bir kayığı olabilirdi aslında. Öyle olsa iki bağımsız insan olduklarını düşünecektim... İlişki içinde oldukları halde aynı adada yaşamıyorlar. Sofrayla ocak aynı adada olabilirdi, kadın için daha kolay olurdu bu. Erkek kişisel ihtiyaçları karşılansın ama özgürlüğü de elinden alınmasın istiyor. Kadınsa fedekar, erkeğin bu isteğine bir yere kadar göz yumuyor, bedeli adalar arası kürek mahkumluğu olsa da seviyor ki katlanıyor. Ocaktan kalp şeklinde duman çıkmamasını da bunun sağlıklı bir aşk ilişkisi olmamasına bağladım. Mordillo' yu tanımıyorum ama dediğiniz gibiyse yanlış bir örneğin altını çizmek istememiştir...

sayın gergin,
nedir kadınlardaki bu "geyşayım ulan" merakı?
bi yorumlar mısınız engin engin...?

ne zaman akıllanıcak bu kadın milleti?

bence kadının çilesi.

hayat gibi.

Bugün pazartesi oldu.
Tebliğ edeyim dedim :)
(fink fink yorumlardan bir örnek daha fekat seviyorum burayı napıyim ;)

sanki alışkanlıklar nereye giderse gitsin değişmiyor gibi geldi bana ,
robotlamış tekdüzelik..

öyle çok yazıyı yorumlamayı kaçırdım ki,
o açıdan canım fena sıkkın..
affet beni hocam!
ama eğer yardımı olacaksa:
hepsini de okudum hocam..
olar mı? :)

***

ve gelelim karikatüre..
ben ilk baktığımda ama uyuz oldum ve kadının yerinde olsam,
atlar kayığa, basar giderim dedim :))

ve sanki iki ayrı ada olması çok da önemli değil..
nihayetinde kadının bulunduğu ada mutfak..
adamın bulunduğu ada yemek odası..
ve kadının da her zaman kullanabileceği ve basıp gidebileceği bir kayığı var elinin altında..
ama elbette kullanmasını bilene ;)

***

he bir de pazar geçeli 3 gün oluyor hoca..
olmuyor ama! :)p

Atalet;
Sen "pansiyoner" yazıyorsun
ben de onu "garsoniyer" olarak
okuyorum iyi mi..

Yani etiketler:Bektaşi,fikir,zikir
:))

Y.E.C;
Esaslı bir inceleme yapmışsın
doğrusu..
Bence de müşteri olsa iki kayık
olması gerekirdi.
Müşterinin arabasıyla servise çıkılamayacağına göre..
Yalnız şu duman meselesi..
Baktıkça sanki pek mutlu tütüyor
gibi geldi bana..
Pek de mecburiyet yok gibi işin
içinde..

Cüzzamlı melek;
Şiir gibi yorum olmuş..
Kafiyesi bile var..:))

Valla bence geyşalıktan çok
kadının içindeki anaçlık hali
bu durumu ortaya çıkaran.

Zaten bizim erkek milletinin
anladığı anlamda değil de
gerçek geyşa olsalar her halde
kolay kolay hiç bir erkeği sallamazlardı.
En azından bugünküleri..

Geyşa hakkında küçük bir araştırma yaptım:

"17 yıl Japonya'da yaşayan resim sanatçısı Günseli Kato, "Ömür boyu süren bir eğitim bu. Geyşalık değil ama aldığım en hafif Japon kültürü eğitimi bile çok ağırdı. Türkiye'de herkes geyşa ruhlu olduğunu söylüyor ama keşke olabilseler..."

Erkek miletine kültür ağır gelir.
Bulantı yapar..:)
...
İçinde bu anaçlık duyguları
olduğu sürece kadının durumu değişmez.
Umutsuz vaka yani..:))

Gülme efekti yazdıklarım için değil.Yanlış anlama olmasın.
Evsahibi şirinliği..

Hayat;
Lafı dolandırmamışsın bile..
Biraz "katı feminist" yaklaşımı
olmamış mı sence..:))

Yahu niye böyle böyle
düşünüyorsunuz ki..
Belki de "ayağımın arasında
dolaşma;git şuraya bi köşeye otur"
demiştir adama..
Ne belli..:))

Sevgi;
Sen bana bakma.
"fink fink yorumlar"a devam et..
De..
Neyyse şimdi mevzuya girmeyeyim..
:))

Gül;
Tabi doğru diyorsun.
Kadın nereye giderse gitsin
çok güzel yemek yapabiliyor.:))

Oya;
Tabi okumuşsundur.
Hatta sular seller gibi de ezberlemişsindir.

Bak bakiim şu fotodaki herifin
suratına,hafif çengelköy hıyarı
görüntüsü var mı..

Nerelerde gezip tozduğundan
haberim var da magazine girer
diye şaapmıyorum..
Yani "pek vaktin olmuyordur"
manasına..

Gelelim yorumuna..
Yahu neden hep önyargılı davranıyorsunuz?

Mesela şöyle olmaz mı?
İkisi de daha önce ıssız olan
adaya düşmüşler.
Yanlışlık yok;bu cümleyi bilerek
kurdum.

E haliyle şu an onlar orada
olduğunu göre o adaya maalesef
ıssız ada diyemiyoruz.
Ama "ıslı" diyebiliyor muyuz
onu da bilemiyorum.
Neyse böylece iğrenç esprimiz
de patlattıktan sonra devam
edelim;
"canları sıkıldığından hadi lokantacılık oyunu oynayalım
demiş olamazlar mı?
Hem vakit geçiririz hem de
bahaneyle yemek yapmış oluruz
babından..

Yani..
İlle heriflere çakacak bir şey icadetmeniz şart mı O'yanım?
Ha?
(Ne diyorum ben ya..Beynime güneş mi geçti ne?)

bu fink finkliğin kaynağını bloğumda yazacağım yakın zamanda:))
ama ben "De" nin devamını merak ettim. küçücük bir ipucu kafi. baş harfini söyleyin sadece diyeceğim ancak "olumlu" da "olumsuz" da aynı harfle başlıyor :)

sayın gergin,

emeğine sağlık abicim. günseli kato ilginç bi kadındır benim açımdan.
gülme efektin, kullandığın yere cuk oturmuş. ne diyim.. işi biliyosun. hürmet.

cüzzamlı melek;
Günseli Kato gerçekten de ilginç.
Gidecek yer kalmamış gibi hem
de 22 yaşında Japonya'ya gitmesi
bile ilginç olmasına yeter de
artar bile..:))

Sevgi;
Yok bişii..

Yalnız bu "bişii" şöyle bişii:
Birine bozulduğunu güya belli
etmemeye çalışırsın ama bir
yandan da anlasın istersin
ya..
Sitemle karışık naz yaparsın
hani..
İşte öyle "bişii"..:))

buduar işlettiğimden garsoniyer gelmiştir aklına..

pansiyonla ne alakası olur ataletin..

=)

atalet

Share |