23 Temmuz 2009 Perşembe

Yazabilseydim eğer..



"Kadınlar yazıyor" ekibine diyecekim ki;
"Kadınların tek sorunu cinsel istismar, aldatılma ve şiddet mi?
Peki bu LEVİRAT EVLİLİK işine ne diyorsunuz?
Siz de mi 'Oktay Kaynarca'nın büyük sırrı' şeklindeki magazin
söyleminin peşine takılıp asıl konuyu atladınız?
Düne kadar abi kardeş artık her ne diyorsa dediği,ömür boyu
kocasını hatırlatacak birisiyle evli olmak kadın için nasıl bir
şeydir?
Ya çocuklar?..
Yine düne kadar amca ya da yenge dediği birilerine anne ya da
baba demek zorunda kalmaları sizde nasıl duygular uyandırıyor?
Bilmek isterdim doğrusu."

Yine kadınlara diyecektim ki;
"Şu slip mayo yüzünden uyguladığınız faşizan baskıdan vazgeçin!
Eryol'un vasıtasıyla ulaştığımız sitelerde gördüğümüz "ııııykk"
ve benzeri keman sesini andıran kelimelerle başlayan cümlelerlerden
fena halde rahatsız olduk.
Biz size diyor muyuz ki 'şu selülitli bacaklarınız,yanlardan pırtlamış
yağlarınız,salkım saçak süzme yoğurt kesesi gibi göğüsleriniz bizim
de içimizi kaldırıyor.Göz zevkimizi bozuyor;sizin yüzünüzden kadın
kısmından nasibimiz kesildi.'
Ha?..
Diyor muyuz?
Hem neden gözünüz orada;bakacak başka yer mi yok?
Biraz sonra suya girdiğinde zaten düğme gibi olacak gariban
bir aletin üzerine bu kadar gitmek insafsızlık olmuyor mu?
Hem o kadarcık şeyin kime ne zararı olur ki?
İlaveten bu önyargı niye?
Dışardan bakıldığında pek hoş olmayabilir;ancak belki içi güzeldir..
Ne belli..
Hani iç güzelliğe önem verirdiniz,n'ooldu?


Ve Dustin Hoffman..
Dün "Aşka son şans" filmini izlediğimizi ve de pek beğendiğimizi
söyleyecektik.
Dustin Hofmann'nın gülerken bile yüzüne nasıl hüzünlü bir ifade
yayabildiğini,kafasının karışıklığını,sıkıntısını,üzütüsünü nasıl
olup da gülen bir yüze oturtabildiğine şaştığımızı ve hayranlığımızın
bir kat daha arttığını söyleyecektik.
Ve bu yüz ifadesinin bizde hep şefkat gösterme isteği uyandırdığını
'Ya takma kafana;olur böyle şeyler' dedirtecek kıvama getirdiğini"
anlatacaktık.

Ama olmadı.
Yine birileri kafamızın tasını attırdı,canımızı sıktı,yazacak keyif
bırakmadı..
Ulan hay ben senin....


Hanimiş dip not:
Durumum:Sigara tüttüren hindi tasviri..

20 yorum:

gül dedi ki...

:))
ben demiştim sözü pek bir gıcık ama demek istiyorum şimdi:)
kadın sorunun, erkek sorundan soyutlayan bir kafayla bir yere varılmaz...

Gergin dedi ki...

Gül;
Valla ben kadın kısmının işine
karışıp keyfimi kaçırmak
istemiyorum.
Bildiğiniz gibi halledin.

Ancak onların iyi niyetli olduklarını biliyorum,bana
kızmayacakları bildiğim için
laf sokuyorum.
Yani öyle umuyorum..:))
Napiim canım;eksiği gediği de
söylemem lazım.

Adsız dedi ki...

Sizin slip mayonuzun içindeki, bizim yandan taşanlarımız konusu çözümsüzlükle uzar gider, en iyisi hiç bulaşmamak :)

Dustin'in filmine gitmeyi düşünüyordum hatta bu akşam işten erken çıkabilirsem ( saat 6'da yani) bir arkadaşıma sinema sözüm var...O zaman gönül rahatlığı ile gidebiliriz buna :)

Kim canını sıkmış gidip dövelim diyeceğim ama :)
takma kafana hocam, sen yaz yazacaklarını...

Ada

Adsız dedi ki...

nasıl neden atladınız..

daha portakalda vitaminken..
cem yıldız diye nizipli ve almanyada yaşayan bir yazarı keşfetmiştim..
ve o zaman töreleri öğrenmiştim..

adının ne olduğunu bilmem ama kara çarşaflı gelin derler bu kadınlara....
kocası öldürülünce erkek kardeş ile hatta bazen de buluğa ermemiş erkek kardeşle evlendirilen bir genç kadını anlatıyordu ..

aynı öyküler arasında..
trahom için sıcak yumurta tedavisi ile kör edilen çocuklar..

gebe kalamıyor diye hocalara götürülüp ırzına geçilen kadınlar..
ve bir de şark çıbanı kalmış aklımda.. o öyküde.. pırtık ayşe diye bi kız vardı mesela..

inanamamıştım..
istanbulda yaşayan bir kolejli üniversite öğrencisi genç kadın olarak...

hala sürüyor mu sürüyor..
biye sürmesin
kadın karşılığında para ödenerek alınan bir iş gücü..
kocası öldü diye.. mal elden çıkacak değil ya..

kadın mal bu toplumda..sanki paralel ama alakasız dünyalarda yaşar gibi görünsek de.. biz şehirli onlar doğulu toplumlarında..
onlar önce damdan atılıp.. sonra da ölmeyince bıçaklansalar.. erkek arkadaş yüzünden.. ve biz de elimizle kızımızı üstelik de onaylamadığımız erkek arkadaşıyla buluşmaya götürsek de..

sonuç değişmiyor..

kadın o dünyada mal.. evin hayvanı ya da masası kilimi kadar hüküm sahibi..
burda da mal..
bakılan elde edilmeye çalışılan.. köşeye konulan.. eskiyince gözden düşen.. sararıp solunca bi tozu alınan..

sorun kadında mı değil mi..
kadınlar sahip çıkmalı elbet birbirine..

erkekler daha farklı yetiştirilmeli kadınlardan..

kadın geçenlerde dediğim gibi.. bir arkadaş toplantısında..
beni çok hayal kırıklığına uğratıyor..

yaşadığı acılardan başına gelenlerden hamam böcekleri bile ders alıyor.. mutasyonla bir sonraki kuşağa iletebiliyor..
kadın bu kadar uyum göstereceğine..
biraz da sisteme karşı koyma direncini aktarabilseydi kuşaktan kuşağa..
annesi dayak yediğinde ve katlandığında.. kızında.. dayağa karşı koyan ölümüne karşı koyan bi gen çıksaydı..
oğlunda da şiddete karşı bi gen..

misal dedik ya..

kadını giderek daha az seviyorum..
bu töre baskısı bari kaçarı yok ucunda ölüm var bişey..
ama az okuyup eli kuru da olsa ekmek tutmuş kadının hala koacsı ya da başka bir kadının kocası üzerinden var olmayı sürdürmeye çalışmasını tiksintiyle karşılıyorum..

yazının geri kalan bölümlerine gelince..

dustin hoffmanın mimiklerinin şahaneliğini ilk küçük büyük adam filminde yakalamıştım..

ama anlık paparazzi fotolarda bile hüzün var o adamın yüzünde.. gözünde.. sanırım temel bir hüznün üzerine oturan her duygu mimiği daha bir çekici oluyor..

ha bi de şu aralar bende de aynı çekicilikten var..
derinde bir hüzün üzerinde bir mizah olunca..
çekicilik artıyor.. sanıyorum mimik okunamadığından..

bilinmezin gizemli çekiciliği.. (BGÇ) =)

şu mayo konusuna gelince..
kısa bacaklı erkeklerin dizlerinin tam hizasında biten..
tombul göbeklerina göre aldıkları şortun paça çevresi sıska bacaklarının etrafında volanlı etek gibi duran..
lastiği konfor için hafif düşürülmüş üzerine de göbek yatırılmış.. (arap kadri desem canlanır mı ki gözünzde).. düşkünü kadınlarla dolu bir ülkede yaşadığımı bilmiyordum ben bu yazıyı ve eryoldan takip ederek gittiğim yerleri okuyana kadar..

=P..

ben slipden yanayım..
ya da şortun popoya sıkı oturanından ve de kısa olanından..

ama bişi dikkatimi çekti..
bak.. xy özelliği..
en iyi taktik saldırıdır demiş..
direkt giydirmişiniz.. selülit yağ ne verdilerse..
oysa kadınlara bi eleştiri gelse saldıracakları yerde savunmaya çekilirler genelde..
ki bundan da hoşlanmam..



ben evet..
uzun yazmayı özlemişim..
atalet..

Adsız dedi ki...

yazmayı unuttum: verdiğin linkler için çok teşekkürler..O site evdeki pc de açılmadığı için bakamamıştım geçen hafta :)
sanırım orada işime yarar bişi bulacağım. bir de vakit bulursam...:)

Ada

alpernatif dedi ki...

Aaaaaa
Ataletin blogunu buldum (uzun yoruma dayanarak)

Diye espri yapsam herkes kızacak :))

yapmayayım

bi de
bu tür evlilikler Türkan Şoray'ın filmini getirir aklıma

bu eziyeti çeken her kadının keşke Şoray kuralları da olsa dedirtir

Ne zaman ki kadınlar aslında uymaları gereken kuralın "kuralsızlık" olduğunu anlayacaklar, o zaman sıkıntılar bitecek gibi geliyor bana

bi de
slip mayo devrini Müjdat Gezen filmlerindeki vicut geliştirici abiler zamanında bırakalım lütfen

bi de
henüz seyretmediğim için bir şey diyemeyeyim

Gergin dedi ki...

Ada;
Valla doğru diyorsun.
Da..İki çift laf etmesen de
rahatlayamıyorsun ki..

Film gerçekten güzel.
Başyapıt değil ancak huzurlu,
insanı sıkmayan bir temposu var..
Tatlı tatlı laf sokmalı diyaloglar
filan..
Canım uzatmaya gerek yok..
Filmde Dustin,fonda da Londra..
Daha ne olsun..

Linklere gelince..
Orada gördüklerin sıradan şeyler
değil.İçlerinde gayet profesyonel
şeyler var..
Vakit ayır hiçbirini atlamadan
incele derim.
Bir sorun olurda haber verirsen
yardım ederim.

Gergin dedi ki...

Atalet;
Özlediğin belli..:))
İstersen bir başlık koy sayfaya
taşıyalım.Bu yorumluktan çıkıp
blog yazısı olmuş.
İyi de olmuş.

Ben bu mevzuya küçükken şahit
oldum.Biraz da dikkatimi o yüzden
çekti.
Sahil bölgesinde bu türden
şeyler olmaz.Duyulmuş şeyler
değil..
Ancak bir defa oldu.
Başka da olmuş mudur bilemem
ama beni o çocuk kafasıyla etkilediği belli.
Unutmadığıma göre..
Fena halde rahatsız olmuştum
durumdan.

Dustin..Evet dediğin doğru ancak
insanlar sevdiklerine biraz
torpil yaparlar..Ben de Dustin'e
yaptım.
Her ne kadar ihtiyacı olmasa da..

slip konusuna ayrı bir sayfa
açmam şart oldu.Geçiştirelecek
bir mevzu olmaktan çıktı çünkü..
Birisi bir şey uyduruyor herkes
peşinden koşturuyor.
Kimse de "ne diyor bu yahu"
demiyor.
Bir tarihte de durup dururken
beyaz çorap hikayesi
çıkarmadılar mı?
Meraklısı değilim de yine de
durduk yerden kim nasıl ne için
çıkardı anlayamadım.

Saldırı..
Evet saldırırım,öyle yazmışlar
ki sessiz kalmak imkansız.
Ben burada şaka yapmıştım ama
meğer millet ciddi ciddi bu
meseleyi tartışırmış.

Bir de yağcılık olsun diye
kadınların tarafını tutanları
görünce iyice dellendim..
Neyse..
Şöööyle gülücüğümü de koyayım
da :))

Gergin dedi ki...

Alper;
Merak etme kızan filan olmaz.
Sen kafana göre esprini yap.

O Türkan Şoray filmini yazıyı yazarken ben de hatırladım.
Galiba yeni doğmuş bir çocuğa
kalmıştı en sonunda.

Bi de
Senin de bu slip işlerine
itirazını anlayamadım..
Halbuki "hiçbir şey giymesek
daha iyi olmaz mı" türünden
bir öneri beklemiştim.:))

Bi de
Seyret.
Durup duruken bi hatun nasıl tavlanır gör.
Belki kullandığı teknik
bildiklerinden farklıdır..:))

Sevgi Gibi dedi ki...

Ne derin bir mevzudur şu toplumun geneline yayabileceğimiz edilgenlik durumu.
her zaman tek bir yol mu vardır, insan ikinci bir yol yaratamaz mı kendine diye düşünür düşünür fakat işin içinden çıkamam.
slip mayo olayına hiç girmemiştim zaten, bu tavrımı devam ettirmeye de kararlıyım :)
Hem yiğidin malı meydanda gerek diyenlerdenim ben :p
Fekat "Biz size diyor muyuz ki şu selülitli bacaklarınız,yanlardan pırtlamış
yağlarınız,salkım saçak süzme yoğurt kesesi gibi göğüsleriniz bizim
de içimizi kaldırıyor.Göz zevkimizi bozuyor;sizin yüzünüzden kadın
kısmından nasibimiz kesildi." cümleler bütününü okuyunca kalbim sıkışmadı değil hani, malum sondan bir önceki yazımda değindiğim üzre, bu kategoriye az buçuk (12,4 kg fazlalık ile) ben de giriyorum :))
Oysa ki ben size kendi ellerimle çilingir sofraları hazırladıydım bloğumda. Davet edecektim sizi fakat içip içip bana "şişko" falan dersiniz diye, edemiyorum :))

cüzzamlı melek dedi ki...

abi çok ağır konuşmuşsun be...

:)

Gergin dedi ki...

Cüzzamlı melek;
Hakikaten biraz ağır mı olmuş ne?

:))

Gergin dedi ki...

Sevgi;
Beni güldürdün Allah da seni güldürsün demem lazım..:))

Bi defa "yiğit,mal,meydan"
etiketli cümlen ve de bu cümle
içeriğine sahip çıkman hoş.

Kalbinin sıkışmasına gerek yok.
Mazallah bişey olursa kimi
seveceğiz de..

Hem insan sevdiğinin 15 Kg'ya
kadar fazlasını görmezden gelir.
Yani seven göz 12,4 Kg'ma
katlanır.

Vaziyeti kurtardım mı?
Kurtaydıysam masa ne tarafa
düşüyor diye soracaktım da..
:))

Sevgi Gibi dedi ki...

Haydi Gergin bey, sofra hazır :)
Follow me ---->

Sevgi Gibi dedi ki...

Güzel çiçekleriniz için teşekkür eder, devamını beklediğimi tebliğ eder, üstüne bir de iyi geceler dilerim :)

Gökhan Eryol dedi ki...

Vallahi bu seneyi de mayo ile kapattım. Slip değil evet, ama paçalı dondan da hallice :) HAtta yandaş da buldum kendime, çağlarım bilirim de mayo giydi.

Fotolarımız da feysbukta geziniyor maşşallah :)

Herkes özgür kalsın, erkeği mayosuna kadının selülitine bakan zaten bakar derim, mayomla kaçar giderim :D

Gergin dedi ki...

Gökhan;
Gayet güzel yapmışssın
derim;mayo giymekle yani.:))

Asıl lafı sonraya saklayıp
öncesinde şirinlik yapmıştım
ilk slip hikayesinde.
Ama senin yazıyı okuyunca utandım.
Vakit geçirmeden de gereğini
yaptım..:))

Çağları mayolu göremedim ama ben.
Feys de sadece anadan üryan bir
ayak dolaşıyor o kadar.:))

Adsız dedi ki...

Bu durumun muhteşem manzarası, ben çok daha önce bu bakış açısıyla gördüm sanmıyorum.

Adsız dedi ki...

Geçenlerde ve blogunuza rastladım boyunca okuma olmuştur. Sanırım ilk yorum düşündüm. Ben ne okuma keyif aldık dışında söylemek bilmiyorum. Güzel bir blog.

Adsız dedi ki...

I’m nonetheless studying from you, but I’m bettering myself. I certainly love studying every part that's written on your blog.Hold the stories coming. I cherished it!