12 Ağustos 2009 Çarşamba

Issız adam Cennet'te..



JSC Ahmet Hoca'nın "kadınlar eski kocalarına verilecek" lafı ilk
anda moralimi bozduysa da -bakınız alttaki yazı-biraz düşününce
o lafın aynı zamanda intikam alacağım günlerin de habercisi
olduğunu anlamam,bozulan moralimin yerine gelmesine sebep oldu.
Neden mi?
...
Issız Adam filminden esinlerek "Yemek yapan erkek seksidir.;
ay bayılırım ben bunlara" ayaklarıyla erkeklere yemek yaptırıp
çakma ıssız adamlar imal etme heveslisi bir kitle vardı ortalıkta.
(Gerçi hala da var ya...)
Hesaba göre adamlar mutfağa girip yemek yapacaklar,bunlar da
yiyip içip yan gelip yatacaklar.Akılları sıra hacimlerini büyütüp
suyun kaldırma gücünden daha fazla istifade edecekler.
Hatta hacimleri nedeniyle daha fazla su taşırıp,taşırdıkları suyun
ağırlığına denk bir kuvvetle de yukarı doğru itilecekler.
İtilmekten ne zevk alacaklarsa artık...
(Yazılarıma bilimsel değil diyen bre densizler!Bu ne peki?)
Halbuki adam gibi dizimin dibinde makul kiloda kalsaydınız da
sizi ben kucaklayıp kaldırsaydım daha iyi olmaz mıydı?

Ara nağme:
Bu arada;buradaki "ben"den kasıt,benim gibiler..
Yani "çişini aynı kargıdan yapan tipler" manasına...
"Aynı kafadan olanlar" da diyebiliriz;sakıncası yok.

Neyse uzatmayalım,buna karşılık ben de bir yazı yazıp "o zaman
kendinize birer aşçı edinin;hatta bonus olarak yanına yamağını
da ilave edin demiştim.
Elimden başka bir şey gelmediğinden "tosun gibi semirir de eve
bağa sığamazsınız inşallah" diye beddua etmiştim.
Ne yalan söyleyeyim,bu taraklarda bezim olmadığından kıskaçlıktan
çatır çatır çatladığımdan söylemiştim bunu.
Ama eninde sonunda ibrenin benim gibilerin tarafına döneceğini
bildiğimden ya da tahmin ettiğimden yine ya da umduğumdan
kafaya takmamaya çalışmıştım.
Ayrıca bugüne kadar gördüklerim kazın ayağının hiç de öyle
olamadığını söylüyordu.
Kadın kısmı kereste yontmaktan daha çok zevk alıyordu;
yontamayınca daha da üstüne düşmeyi seviyordu;dolayısıyla
yontulmuş,ayak arasında kedi gibi dolanan,gördüğü her ev
eşyasını tamir etme arzusuyla yanıp tutuşan,"canım"sız
"cicim"siz "hayatım"sız konuşmayan bu diyet erkek tiplerine
eninde sonunda prim vermeyeceklerini,sonunda dönüp dolaşıp
kuzu kuzu dizimizin dibinde biteceklerini biliyordum ama
yine de bu sinir sistemimin bozulmasına engel değildi.
İşin acı yanı o saatten sonra dönseler ne olacaktı ?..
Çakma ıssız adamların elinde büyük ihtimalle hepsi tosundan
bozma besili güzel olacak,vücutlarında,mevcut tüm ayıplarını
örttüğü gibi ilerde olası ayıplarını da örtecek kadar et/yağ
biriktirmiş olacaklardı.
Bu defa da onlar istese bile ben onları istemeyecektim;yani
her halukarda ellerim yine boş kalacaktı.
Yani "ha anan ölmüş,ha baban" durumuydu..
Lakin ellerim boş da kalsa bunların burunları mutlaka sürtülmeliydi
yoksa ne bu dünyada ne de öteki dünyada huzur bulamayacaktım.
İşte hocanın yukardaki lafları biraz daha dişimi sıkarsam mutlu
sona ulaşacağımı müjdeliyordu.
Peki nasıl olacaktı bu?
Gayet basit.

Bi kere cennette yemek yapmak gibi bir aktivite yoktu.
Ne istersen alası ayağına geliyordu zaten.
Yani "ay yemek yapan adama bayılırım şekerim" cümlesinin
"ay" la "şekerim" arasında kalan kısmı kadük oluyordu.
Dolayısıyla ortalıkta yemek olmadığına göre onu yapan
bir adam da olamayacaktı.
Haliyle seksisi de..
Geriye ne kaldı?Erkekliği mi?
Zaten orada böyle bir sorun yoktu ki..
O "erkeklerin üçte ikisi jöle gibi" araştırması dünyada kalmıştı.
Cenette ise herkesinki ayazda kalmış bekçi bastonu gibiydi..
E o zaman kim öperdi "yemek yapan seksi hıyar"ı..
Yani yemek yapıyor olmak ayırdedici bir özellik olmaktan
çıkıyordu.

Sonuçta özellikleri hadım edilmiş bu adamlar,defolu mal gibi eski
karılarının elinde elinde kalacaktı.
Tıpkı öngörüsüzlüğünden yanlış mal istifleyen tüccarın mallarını
satamayıp elinde patlaması gibi..
...
Yahu düşündükçe zevkten ağzımın suları akıyor,toparlayamıyorum
ki mevzuyu..

Şimdi;ben bunların haline sırf ağzımla gülsem,eksik olur yazık olur.
Bir başka organım daha vardı,onu da devreye sokmam lazım aslında
ama,nereye koyduysam bulamadım.
Dur bakiim;şuralarda bir yerlerde olacaktı..
Aha işte burdaymış;arka tarafta pantolonun altında kalmış da
farkedememişim.:))))))))

E ne demişler keser döner sap döner...
Yok yahu!
Ne zaman bu lafı kullansam başıma bir iş geliyor.
Keser de sap da dönüyor dönmesine de,yalnız niyeyse sap hep
benim elimde kalıyor.
En iyisi sadece gülmek.
Aynen sayfanın tepesindeki smiley gibi.
...
Bir tavsiye:Henüz vakit varken yanlıştan dönün,tövbe edin.
Affedilme ihtimaliniz olabilir.

Benden söylemesi.

9 yorum:

Adsız dedi ki...

ben takılmıyorum.. cennet işlerine..
hem yeryüzü.. cennet memleketim dedikten ve ohh dediimden beri de..

sizi evirip çevirip yine lafı ol hassas noktaya getirmiş görünce çok güldüm..

atalet..

Gergin dedi ki...

Atalet;
Napiim?
İçime batmış bi kere..
Canımı sıkmış;suyunu çıkarmazsam
rahat edemem..:))
Tabi senin için sorun yok.
Öbür tarafta da bu tarafta da
keyfin baya iyi olacak gibi gözüküyor.
Ne biliim belki arada ben de
yırtarım,kim bilir..:))

cüzzamlı melek dedi ki...

adamın ne işi var mutfakta ya, otursun ajansları dinlesin..

ayrıca, ben ıssız adam'daki adama hiç kızmamıştım da ona kızanların gerizekalı olduklarını düşünmüştüm.
adam "evlencez" mi dedi, kandırdı mı kızı?! ciddi bi ilişkiyi gözü yemedi, yol yakınken yoluna gitti efendi efendi.. her çıktığı erkeği potansiyel koca gören yurdum kadını.. sonra da "bu boşanmalar niye artıyo". bilmem niye artıyo..

hürmet, sevgi, saygı...

Ada dedi ki...

:))))))
Bugünlerde beni en çok güldüren sensin galiba hocam :)
Çok iyiydi ve haklısın ne diyim :)

Sevgi Gibi dedi ki...

aaaaa öyle erkekler mi varmış, hatta revaçta mıymışlar? hiç haberim yoktu vallahi:)) ilgi alanıma girmedikleri içindir herhalde bu cahilliğim :))
bide şu sorunun cevabını pek bir merak ettim ben: bizler - yani hiç evlenmemiş ve evlenmeyecek olan hatun kişiler - biz napcaz peki cennette, hıı napcaz?? ağzımızın suyu aka aka milletin nasıl cilveleştiğini mi seyretcez acaba?
derhal bununla da ilgili bir fetva rica ediyorum :))

Gergin dedi ki...

Cüzzamlı Melek;
"adamın ne işi var mutfakta ya, otursun ajansları dinlesin.."

Hay ağzına sağlık.
Bu arada şu "ajans" lafını çoktan
unutmuştum;nostaljik oldu..:))

Söylediğin nedenlerden dolayı
adama ben de kızmıyorum.
Kızma nedenim onun yüzünden
benim gibi mutfakla alakası
olmayanların piyasasının
kırılması..

Aslında bu laf üzerine şöyle
demek lazım:
"Ulen matah bi adam olsan
mutfaktan anlasan da anlamasan da
kaparlar zaten"
Tabi böyle demek işime gelmiyor o başka...:))
:))

Gergin dedi ki...

Ada;
Başkasının haline gülmek kolay.
Gel bir de bana sor gülecek
halim var mı..:))
Yine de gülmen hoşuma gitti..:))

Gergin dedi ki...

Sevgi;
Yorumunun içinde şu "ilgi alanıma girmedikleri içindir herhalde"
kelimeler birikintisi mücevher
gibi duruyordu.
Pek tuttum...))

Fetvaya gelince..
Sen yorumlara verdiğim cevapları
okumamışsın herhalde.
Gerçi bu sorunun altından maraza
çıkaracak bir ton laf bulurum
ben ama bugün yapmayacağım.
Sadece cevap vermekle yetineceğim.

Merakın buysa hiç sorun değil.
Çünkü senin durumunda olanlara
Cennette beş Nuri gücünde
bir nuri vereceklermiş.
Bundan iyisi Şam'da kayısı derim
ben..:))

Adsız dedi ki...

Hey, I am checking this blog using the phone and this appears to be kind of odd. Thought you'd wish to know. This is a great write-up nevertheless, did not mess that up.

- David