21 Ekim 2009 Çarşamba

"Mutluluğun resmi" palavrası

resim,tablo
Dün ilk defa bir hıyarlık yapıp araştırmadan bilgi verdim.
Halbuki normalde dışardan aldığım her bilgiyi başta konunun resmi sitesi
olmak üzere araştırırım.Yetmez,basılı kaynaklardan da check ederim.
"Check de neci? "demeyin,ciddi yazıların içinde bu tür İngilizceden devşirme
laflar olmazsa kimse söylediklerini takmaz."Check" yazmamın nedeni o.
"Bak bu bilimsel.." babında yani...
Akşam TV'de de Reha Muhtar "bu konu sörkılında" diyordu..
Hey Allahım ya..Sörkılını yiyiim emi..
Neyse bu dingillikleri irdelemeyi sonraya bırakıp step step kendi konumuzu
didiklemeye başlayalım..

Aslında bugün "sütyende dallı budaklı dantel motifleri olması
şart mıdır,olmaması göğüslerde sarkma,deride döküntü,kaşıntı
ve de mide bulantısı yapar mı,dantelli sütyenin afrodizyak etkisi
var mıdır,dantel yoksunluğu nedeniyle beklenmeyen bir etki gördüğümüzde
kime/kimlere müracat etmeli "konularını içeren bilimsel bir yazı yazacaktım.
Ancak Siyah Kelebek'in önceki yazıya yaptığı yorum sonrası kafayı Abidin
Dino'nun olduğu iddia edilen tabloya takıp işin aslını faslını araştırmaya karar
verdim.
Araştırmaya da gerek yoktu aslında;çünkü Evren'in verdiği linkler
konuyu yeterince açıklıyordu ama taktım bir kere..
İlle de konuyu bir de kendim kurcalamalıydım.
Hem tablo da Dianne Dengel imzasının olmasına,resmi sitesinde yayınlanıyor
olmasına rağmen pekala çalıntı da olabilirdi.
Uzatmayalım,sonuçta işe koyuldum.
Önce DD'nin tablolarını inceledim,sonra da A.Dino'nun..
Küçük bir saplama..
Resimle bir parça ilgilenenler bilirler.Her ressam döneminin akımından
o akımın öncülerinden,ustalarından etkileniler.Sonra yavaş yavaş kendi
tarzları oluşur.Bunun sonucu da resimsever vatandaş bir tabloya
baktığında çoğunlukla onun kime ait olduğunu bilir.
Boya ,renk seçimi,fırçayı kullanış biçimi vs.ile kendini ele verir.
Ben iki ressamın da resimlerini incelediğimde,pardon!
"Baktığımda" diyeyim bari..
Sanki uzman gibi bir algı yaratmayalım insanlarda..
"Tarzlarını öğrenip mukayese etmek için şöyle bir baktım" diyelim en
iyisi..
...
A.Dino Kübizm'den etkilenip Picasso'nun peşinden gitmiş başlarda..
Mesela şu karpuz diliminin resmedildiği tablo da görüldüğü gibi..
Sonraları siyasi görüşü doğrultusunda resimler yapmaya başlamış.
D.Dengel'in tabloları ise bana masal kitaplarının kapaklarını anımsattı.
Hemen hemen her tablosu bir diğerini akla getiriyordu.
Hele o karyola başlığı ve yorgan standarttı sanki.(Yukardaki tabloda olduğu gibi)
Üstelik her yaştan insan sürekli mutluluk krizine tutulmuş gibiydi.
Aslında buna mutluluk değil de rehavet desek daha doğru sanki..
Hani sıcak hamamda kese yedikten sonraki pelteleşme,gevşeme hali..
Kısacası aralarında en ufak benzerlik bile yoktu.
Sadece sürekli sırıtan adam tasvirlerine bakıldığında bile o tablonun
A.Dino'ya ait olmadığı anlaşılabilirdi.
Bokunda boncuk bulmuş gibi yerli yersiz durmadan sırıtan işçi,köylü mü
olurdu..
...
Bunları kafamın bir kenarına yazıp başladım söz konusu tabloyu incelemeye..
İlk başta soba ve köpeğe takıldım.Sonra da insan figürlerine..
Yanılmıyorsam o soba dökme demir...
Şu eşek ölüsü gibi ağır olanlardan..
Üstelik de dekoratif.Yani zengin işi..
Zengin birinin artık kullanmaktan vazgeçip attığını,bunların da kaptığı
düşünsek,o günlerde memlekette kaç zengin var,kaç soba sokağa atılmıştır?
Herhalde çok değildir.
O zaman çoğunluğa hitabetmeyen bir figürün toplumun tamamını ilgilendiren
mutluluğu anlatmakta kullanılması ne derece mantıklı?
Sonra köpek.
O uzun kulaklı köpeğin bizim çomarla bobiyle uzaktan yakından alakası yok.
Sokakta sahipsiz rastlayamayacağımız basbaya cins bir köpek.
Hem köpeklerin evlere girmeye başlaması daha yeni..
Ayrıca her ne kadar fikrini bilmesem de siyasal görüşü nedeniyle evde köpek
beslenmesini zengin züppeliği olarak değerlendirebilir A.Dino..

İnsan figürleri..
Çocuklar da dahil hepsinin saçı pırasa sapı gibi düz ve sarı ...
Üstelik adam yaşlı olmasına rağmen hala saçlı..
Gerçi yaşlanınca herkesin saçı dökülür diye bir kural yok,ancak yine de çoğunluğa
hitebedebilmesi için önleri dökülmüş bir kafa daha mantıklı.
Adam da bıyık da yok.
Hele o devirde bıyıksız adam düşünülemez bile..Ya badem ya da Clark tipi bıyık
olmalıydı.
Dahası adamda bıyık yok ama sakal var.
Bu da bizde olmayacak şeylerden..
Son olarak karyola..Yahu o lüks be..Lüks..
Nesine yetmiyor ki yer yatağı?
...
Sonuç:
Yayınladığım iki resim ve verdiğim linklere bakılacak olursa "mutluluğun resmi"ne
benzeyen bir sürü tablonun olduğunu görürüz.Hem de aynı ressamın elinden çıkma
olduğu her halinden belli olan..
Eğer malum tabloyu A.Dino yaptı dersek diğerlerini de sahiplenmek gerekir.
O da A.Dino'ya hakarettir.
Öyle ya canım!Ne diye birbirine benzeyen bir sürü tablo yapsın ki..
Ondan istenen tek bir resimdi.
O da bir olurdu,pir olurdu.
Yanlış mı?
...
Önceki yazıda Evren'e yaptığım yorumda da belirttim.
Zaten adam böyle bir resimin yapılamayacağını yazdığı şiirde söylemiş.

"İnebilseydin o vapurdan.." la başlayan mısrayla N. Hikmet'in dönmesini
şart koşmuş.

Devamında ise;
"işte o zaman yapardım Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Buna da ne tual yeterdi;ne boya..."
...
Yani;ister balık deyin,ister eşek..
"Kavak ağacına çıktığında yaparım" diyor..
Çünkü yakın zamana kadar bırakın dirisini ölüsünün bile
giremediği yere o dönemlerde nasıl gelecekti ki?
...
Bilmem yeterince aydınlatabildim mi..

Bu derin araştırmaya dayalı bilimsel ve analitik yazılar da beni yoruyor yahu..
En iyisi Ahmet Hakan gibi "Yedi başlıkta mutluluğun resmi" türünden birşeyler
karalamaktı ya,neyse...
Bence bir iki fırt birayı hakettim;itirazı olan?

Not:
Yukardaki resim de Dianne Dengel'e ait.
Hem önceki yazıdaki resmi tekrar yayınlamamak hem de iki resmin de aynı
elden çıktığını göstermek bakımından bunu tercih ettim,biline..

12 yorum:

Adsız dedi ki...

belki..
belki de değil..
ne mi.. mutlu keyifli resim yapma konusu..
dino acı ile karşılaşmıştı..

uzun süre hastanede kalmış..
ağrılı tedaviler görmüştü..

bir kaç yıl önce..
bir sergisi oldu..
odakulede..
adını tam çıkaramadım ama acı ya da ağrı idi..

o siyah beyaz resimlerde..
acı sanki kristalleşmiş gibiydi..

acıyı bu kadar güzel çizebilen..
mutluluk resmi çizmez..

toplumun acsı tepkisi..
kişininki..
sivri keskin hatlar.. kalem ucu gibi ...

şu resmin abidine yakıştırılmasını şiire hoş bir gönderme olarak ..
anlarım da..
gerçekten ona ait sanılmasından şoka girmekteyim..

ps.. ne tatili???
=D

atalet..

Çağlar dedi ki...

Afiyet bal şeker olsun abi. Bence haketmişsin.
Ve fakat ben mal, yazdığın yazıdaki içeriği hayret ile okudum. Anladım, bende resim bilgisi yok.

siyah kelebek dedi ki...

valla bu tedaylı araştırmadan sonra bırakın bir iki fırt birayı size şöyle en hafilisin den çilingir sofrası kurmak lazım..:)

Bencede daha önceki yazınızda kulandığınız resim A.dino ya ait değil.. Dediğiniz gibi,O resmin her yerin de yabancı bir ressamın el kokusu olduğu belli saygılar ..

SiL BaştaN dedi ki...

Mutluluk resimlerde kalmasın bence, yaşansın en dibine kadar. Her ne şekilde olursa olsun ki siz zaten bira ile başlamışsınız bile kendinizi mutlu etmeye.

Saygılar...

cüzzamlı melek dedi ki...

Akşam TV'de de Reha Muhtar "bu konu sörkılında" diyordu..
Hey Allahım ya..Sörkılını yiyiim emi..

öyle deme abi, kadınlar hasta adama:ppp
kadınlar hasta, orası kesin:ppp

Gergin dedi ki...

Atalet;
Ben ise isteseydi yapabilirdi
diye düşünüyorum.
Hatta acı çekmiş olmasından
dolayı daha da iyisini..
Acı çeken de acısız yaşam
isteği hayali daha güçlü olmaz
mı?
O zaman niye ypamasın..
Bence alasını yapar.
...
Resim ise A.Dino'ya ait olmadığını
bas bas bağırıyor zaten.
Kadın resim yapmaya erkek
berberleğinden geçmiş sanırım.
Sen ne tarif edersen et erkek
berberi elini alıştırdığı biçim
neyse kafana onu uygular.
Onun gibi bu kadın da elini
standart bir gülme biçimine
alıştırmış,kimin suratına baksan
aynı gülüş..:))
Haksız mıyım?

Gergin dedi ki...

Çağlar;
Birisi çıkar da "hayır hak
etmedin" der diye korkumdan
hemen gereğini yaptım zaten..:))

Resim anlayışın konusunda kendine
biraz haksızlık yapmamış mısın
sence?

Gergin dedi ki...

Siyah kelebek;
Sağol.
Aslında hakettiğimi biliyorum
da çıkıp birisini söylesin
istedim..:))

Valla dikkatli bakan birisi
o yaşta çocukların o yaşta
bir kadından olamayacağını
anlar.
Resmin diğer yanlarını kurcalamaya
bile gerek yok.
Dikkat edersen çocuklar da
neredeyse bir birinin aynısı
gibi..:))

Gergin dedi ki...

Cüzzamlı melek;
Adama hasta olanlar benden
yüz bulamayanlar..
O yüzden umrumda olmaz:))

Gergin dedi ki...

SİL BaştaN;
Temenninize katılırım da,
sorun bakalım bi içiyorsam
mutluluktan mı diye..
(Yorumu okuyunca niyeyse duygu
sömürüsü yapasım geldi de..:))

cüzzamlı melek dedi ki...

sayın abicim,
sen işini bilirsin. sen "yaramaz" diyosan, o kadın yaramazdır. bitmiştir.
:)

Gergin dedi ki...

Cüzzamlı melek;
Teşvik etmiş gibi olmasında,
arada attığın destek hoşuma
gidiyor;sağol..:))