Eskiden beri bir punduna getirdi mi "sizin yüzünüzden sinemaya bile gidemezdik"
der valide.
Hatta bir keresinde nasıl olsa açık hava diye güvenip yazlık sinemaya gitmişler;
ben problem çıkarınca da filmi yarıda bırakıp eve dönmek zorunda kalmışlar.
Anlatır anlatır bunu anlatır.
Hem de her fırsatta..
İşin ilginç yanı kafayı yarıda kalmış filme takmamış da,iki kişinin çarşaf içinde
sallaya sallaya beni eve getirdiğine,çarşafısallarken de kollarının kopma derecesinde
acıdığına takmış..
Ha bir de,iki kişi çarşafı sallarken üçüncü bir kişi de (muhtemelen teyzem) el feneriyle
gözüme ışık tutarmış yoksa ciyaklamaya devam edermişim.
Karanlığı pek sevmezmişim çünkü..
Lafının sonunda "cins olacağı o zamandan belliydi diye lafını sokmayı da ihmal
etmez.
Aslında bunları tekrar tekrar dinlerken epey eğlenirim.
Hikaye eskidir ama Allaha şükür,dediğim gibi her fırsatta lafı edildiğinden her
daim güncelliğini korur.
Geçenlerde yine bir fırsat doğdu başladı yine anlatmaya..
Gerçi fırsat doğuyor mu yoksa yaratılıyor mu ondan şüpheliyim ya neyse..
Sonunda dayanamadım yahu beceriksizliğinizi benim üstüme niye
atıyorsunuz?Çocuk yetiştirmekten anladığınız yok ki..
Ninenizden kalma usullerle çocuk yetiştirmeye kalkarsanız olacağı
bu dedim.
Bozuldu tabii..
Eskiden olsa seni de görürüz derdi de,şimdi gördüklerine söyleyecek lafı olmadığından
gıkını çıkarmadı.
"Biz o zaman o kadarını bilirdik öyle yaptık;siz daha iyisini yapın" diyerek duygularımı
sömürdü sadece..
Herhalde okuyucu kısmına verdiğim üstü örtülü mesaj alınmıştır.
Neyse,merak etmeyin;günün birinde "yeni başlayanlar için alışılmışın dışında çocuk
yetiştirme teknikleri" adı altında bir yazı dizisi hazırlamaya niyetliyim,artık oradan
istifade edersiniz.
Noolacak canım;elimizde kalacak değil ya..
Ha bir de validenin çaktırmadan söylediği bir laf vardı.
Onların zamanında şimdiki gibi çocuklar kaynanaya ya da kayın valideye bırakılmazmış.
Ben de derdim ki " mesaj vermeye çalışıyorsan hiç zahmet etme çünkü benim hiç öyle bir
niyetim yok.
Bıyık altından gülerdi,görüşürüz gibilerinden..
Ama görüşemedik.
Çünkü bugüne hiç bir nedenle hele hele de keyfi olarak birilerine bırakmadım çocukları.
"Birini önüme birini arkama sararım dalgama bakarım" dedim,öyle de yaptım.
Yani etimden et keserim kasaba minnet etmem hesabı..
Uzatmayalım,ben kafayı çocuklara takıp onlara rağmen sinemaya da giderim diskoya da
havası basarken meğer sorun olan çocuk değil benmişim.
...
Daha büyük sıpa bir ya da bir buçuk yaşlarında falan..
Valideye gösteri mahiyetinde kalktım sinemaya gittim.
Yaz günü..
Sinema otelin birinin terasında..
Sinema düzeni aynen şöyle:
Koskoca bir teras..
(Üzeri açık,havadar yani..)
Tam ortasında bar.
Barın bir yanı sinema diğer yanı restoran..
İster restorana geç bir yandan atıştır bir yandan kafa çek,istersen yine al içkini geç sinema
kısmına filmini izle...
Evde sinema keyfi gibi..
İlk gittiğimde bayıldım bu sisteme..
Hani hoşuna giden bir yere geldin mi insan da "hergün gelelim" havası olur ya..
Aynen öyle..
Hergün değilse bile sıklıkla gittim oraya..
Herşey güzeldi de bir türlü başı bütün film izlemeyi beceremedim.
Otele zaten bir iki tek atmış vaziyette geliyordum.
Gelir gelmez orada da elime bir bardak tutuşturuyorlardı.
Ondan sonra başlıyordum içkiyi yudumlaya yudumlaya film izlemeye..
Eğer ufaklık uyanırsa onu kucağıma alıp bir yandan film izliyordum bir yandan da
gezdiyordum..
Gelip arada bir fırt çekip kaldığım yerden devam ediyordum..
Yalnız bu lafa bakıp da kimse "vayy sen çocukla ilgilenir miydin?Bunu yapacak
münasip organ var mı sen de" gibisinden laf etmeye kalkmasın.
Biz sadece odunuz dedik,öküz değil..
Üstelik deveye havudu yük olmaz.
Ki bunu yapmaya çoktan gönüllüydüm,çünkü ister istemez az içtiğimden iyi geliyor,
o sayede filmi tamamlamayı başarıyordum.
Normalde de de tamamlıyordum ancak ertesi günü filmin sonunu hatırlayamıyordum.
İşin kötüsü birine noolduydu diye soramıyorum da..
İşte Schindler's List alkole bandırdığım filmlerden sadece biri..
Ancak takdir edersiniz ki sonuncusu değil..
İki gündür bir arkadaşla bu film üzerinde görüştüğümüzden bu mevzu aklıma
geldi.
Çok lazımmış gibi ben de paylaşiim dedim.
Sonuç olarak bugün bir parça da olsa normale döndüğümden o tarihlerde sonunu
getiremediğim filmleri "alkole bandırdığım filmler" kategorisi altında toplayayım
dedim.
Sanırım güzel bir koleksiyon olur.
Yalnız çor çocuk ilerde bu anı dolu koleksiyonu birilerine gururla gösterir mi,orasını
bilemem.
Bu vesileyle bir şey daha doğrulanmış oldu.
O da şu:
Film sinemada izlenir.
Read More







.jpg)



















