10 Ocak 2010 Pazar

Yola çıktım ,yoldan çıktım



Epeydir kafam karışık.
Bu kafayı tekrar fabrika ayarlarına döndürmenin mutlaka bir
yolunu bulmam lazım.
Da...Nasıl?
Mübarek sağı solu bol miktarda çizik DVD gibi..
Ne hasarlı bölümlerdeki verileri okuyabiliyorsun ne de tamamen
kaldırıp silebiliyorsun;lök gibi duruyor orada.
Ne yapmaya kalksan engel oluyor.
...
Çok bilmişler demişler ya,"hayatından memnun değilsen ya kendini
değiştir ya durumunu" diye..
("Düşünü değiştir" diyenler de var.)
Hadi sıkıysa yap bakalım o hasarlı sektörlere rağmen değişimi de,
görelim!
...
Hiç bir işe yaramayacağını bile bile bir yandan bunları düşünüp
bir yandan da gazeteleri karıştırırken Ertuğrul Özkök'ün yazısına
denk geldim.
Yazının başlığı şöyle:Yola çıktım,yoldan çıktım.

"Hah" dedim ya.."İşte aradığım bu!"
Daha yazının içeriğini bile bilmeden havada kaptım lafı.
Nasıl kapmam;şu ara tam bana lazım olan şeyi söylüyor.
Yol gösterici,klavuz..İlaç gibi bir şey!..

Oldum olası yoldan çıkmaya teşne vaziyetteyim zaten.
Yani işin o kısmı tamam.
İş,yola çıkabilmekte;çıktık mı gerisi gelir nasılsa..
Yazıyı okuyunca baktım ki yola çıkmak da kolay.
"Doktorum" dediği Jean Anthelme Brillat-Savarin bunun nasıl yapılacağını
anlatmış:
"Burgonya şarabı insana saçma şeyleri düşündürür.
Bordo şarabı onlar hakkında konuşturur.
Şampanya ise onları yaptırır."

Bunu okuyunca içimden "istediğimiz şaraptan başlayabilir miyiz?"
demek geldi.
Şeytan diyor direkt şampanyadan gir!
Hiç vakit kaybedesim yok da..

Neyse,ben bi şampanya alıp geliim..
"Geliim" lafın gelişi..
Şampanyayı almışsam yola çıkmışımdır demektir.
Ne işim var ki burda?